Volkan Atasever

mühendislik, edebiyat, retro computer, yazılım, şiir, nümismatik, bilişim, podcast ve daha bir çok yazılarım...

Matematik, Yazılım ve Özel Alanlar

clock Aralık 28, 2014 12:00 by author Volkan Atasever



Beykoz Lojistik MYO'daydım...

clock Kasım 19, 2014 22:54 by author Volkan Atasever

Beykoz Lojistik MYO'da 2 saat süren, "Bilgisayarların Devrimi ve Yazılım Dünyası" isimli seminerimi verdim. Fatih Mangal'a, Bilgisayar Programcılığı Bölüm Başkan'ı Merve Şahan'a, Öğr. Gör. Salim Kılıç'a ve diğer hocalara da buradan teşekkür ederim. Gayet keyifli geçen seminerde öğrencilerle yazılım dünyası ve deneyimlerimi aktardığım bir seminer oldu.

 

 

 

 

Seminerim için kullanılan afiş: 



Tümleşik Yetenek Olgunluk Modeli (CMMI)

clock Ekim 15, 2014 11:34 by author Volkan Atasever

Fatih Yücalar'ın sitesinde bulduğum önemli bir yazıyı paylaşmak istiyorum;

Son yıllarda, Türkiye’nin küresel dünyaya uyum sağlama hızının ve kabiliyetinin arttığı gözlemlenmektedir. Buna paralel olarak, diğer tüm alanlarda olduğu gibi yazılım sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlarımız için de dünya çapında iş yapabilme fırsatları oluşmaya başlamıştır. Bundan yararlanabilmenin ön koşulu ise kurumun yazılım üretiminde dünya standartlarında iş yapabilme yeteneğine sahip olması ve bunu belgelendirmesi gerekmektedir. Diğer yandan iç pazarda yoğunlaşan rekabet, başta savunma sanayi gibi hassas uygulama yazılımlarına ihtiyacı olan kamu kuruluşları başta olmak üzere devlet kaynaklı büyük yazılım projelerini üstlenecek kuruluşlardan da, bu projeleri tamamlayabilecek kurumsal olgunluğa sahip olduklarını belgelemeleri beklenmektedir. Bu noktada, CMMI modeli devreye girmektedir.

CMMI, yazılım geliştirmede kullanılan kalite sistemlerini ve süreçlerini değerlendirmek, yazılımda kalite sertifikasyonunu sağlamak, süreçleri iyileştirmek ve yetenek belirlemek amacıyla geliştirilen bir modeldir. CMMI Ürün Grubu, süreç iyileştirme modellerini, değerlendirme metotlarını ve eğitim materyallerini içerir. CMMI modeli, bir kurumun ya da kurum içindeki bir sürecin olgunluğu hakkında bilgi verir.

CMMI iki temel amaç için oluşturulmuştur:

  • Yazılım geliştiren kuruluşlardaki süreç iyileştirme çabalarına rehberlik etmek,
  • Yazılım işlerini gerçekleştirmek üzere mukavele yapılacak nitelikli/ehliyetli kuruluşların belirlenmesine yardım etmek.

Başta modelin oluşturulmasını isteyen Amerikan Savunma Bakanlığı (Department of Defense, DoD) kendisine iş yapacak yazılım kuruluşlarının en az CMMI 3 seviyesinde olmasını istemektedir. Türkiye’de de Milli Savunma Bakanlığı bundan etkilenerek savunma sanayine iş yapacak kuruluşlardan en az CMMI 3 seviyesinde olmasını şart koşmaktadır.

Günümüzde yazılım satın alacak birçok büyük kuruluş, ihalelerde firma seçimine karar verme aşamasında CMMI modelini kullanmaktadır. Modelin bir diğer kullanışı da şirket üst yönetiminin şirketin durumunu görmesine yardımcı olmasıdır.

Kaynak: http://www.yucalar.com/



Kuantum Bilgisayarlarında Yeni Mimariler...

clock Ekim 15, 2014 11:32 by author Volkan Atasever

Fatih Yücalar'ın sitesinde rastladığım bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

Avusturya Innsbruck’taki üç araştırma enstitüsünden gelen araştırmacılar, 23 Şubat 2011’de Nature dergisinde yayımlanan bir makalede kuantum bilgisayarla bilgi işlem için yeni bir anlayış ve mimari ortaya koydular. AB Altıncı Çerçeve Programı çerçevesinde ve IST (Information Society Technologies) tematik alanında yer alan MICROTRAP (‘Development of a pan-European Microtrap Technology capability for Trapped Ion Quantum Information Science’) ve SCALA (‘Scalable quantum computing with light and atoms’) projeleri 1,77 ve 9,36 milyon avro ile desteklenmişler.

Altı yıl önce Innsbruck Üniversitesi araştırmacıları, sekiz tane “entangled” ya da iç içe dolanmış, kuantum parçacığı kullanarak ilk kuantum “byte” birimini gerçekleştirmişlerdi. Bu halen kırılamayan bir rekordur. Ama pratikte bir anlamı yoktur, çünkü anlamlı bir bilgi işlem için bundan binlerce veya milyonlarca yapmak gerekir. Oysa sekiz iyonun bile yan yana dizilmesi ve kontrolü büyük zorluk çıkarmışken bunların binlercesinin inşası olanaksız görünmekteydi.

Bu zorluğu aşmak için kuantum fiziğinde zamanımızın önde gelen iki ismi Ingacio Cirac ve Peter Soller’den kaynaklanan iki devrimsel fikirden yararlanıldı. İşin özünde ayrı ayrı “byte” lar oluşturulup bunların arasında nano düzeyde iletişim kurulabilir miydi sorusu vardı. Birbirleriyle iletişim halinde çok sayıda yazmaç (register) üreterek işe başlandı. Her yazmaç komşusuna yaklaşık 50 mikrometre mesafedeyken parçacıkların hareketlerini anten olarak kullanarak iletişim kurdu.  İki komşu yazmaç alıcı ve verici olarak iletişim kurunca aralarında oluşan kuplaj bir kuantum bilgisayarının yapı taşı oluyor.

Proje grubundan Profesör Blatt’a göre, istenen bu kuplajı sağlamak basit gibi görünen yolla mümkün oldu. Ama gene de kuantum düzeyinde iki mekanik sistem arasında kuplaj sağlamanın ilk kez yapılabildiğini söylüyor.

Gruptaki bilimadamları kuplajın gücünü kuantum kuyularına daha çok iyon kullanarak artırabildiklerini, iletişim hızını ve aradaki mesafeyi de böylece büyütebildiklerini söylemekteler. Böylece çalışan bir kuantum bilgisayar yapmak kolaylaşacak.

Artık içinde birbirleriyle iletişim halinde çok sayıda iyon tuzağı, yani kuantum işlem birimi bulunduran bir yonga (chip) yapmak mümkün olacak ve bu yongaları kullanarak pratikte kullanılabilecek kuantum bilgisayarları yapılabilecek. Ancak bunun gerçekleşmesi için kaç yıl bekleneceği henüz bir soru işareti…

Kaynak: www.bilimania.com



Nereden Nereye?

clock Eylül 21, 2014 16:39 by author Volkan Atasever

1984 doğumluyum. 80’li yıllar ülkemiz ve dünya için bilgisayar devriminin başlangıç yıllarıydı. O yıllarda herkes çocuk yaşlarında şimdiki bilgisayarla tanışamıyordu. Hatta aynı yaşta olmamıza rağmen 2000’li yıllarda ilk defa bilgisayarla tanışan çok insan oldu. İlk kullandığım bilgisayar Amstrad PCW 8256 bilgisayarı idi. Z80 işlemcisi 256KB ram’i ve 3’’ (dikkat ediniz 3’5’’ değil) disket sürücüsü ile gelecekten fırlamış bir bilgisayardı. Menüsünde çok işlemler yapıp 4 yaşlarımda printer çıktısı alıyordum. Babamın iş için kullandığı bilgisayar benim için tam bir hayal makinesiydi. Bu ilgimi gören babam ardından bana bir Amstrad CPC 464 aldı. Tabi yanında bir sürü oyun ve programla benim hayata bakış açım değişti. 5-6 yaşlarımda mesleğimi seçmiş ve herkese ileride bilgisayar veya elektronik mühendisi olacağımı söylüyordum. Ardından ikinci bilgisayarım Amstrad CPC 6128 oldu. Bu modelde ram 2 katı artmış ve 128kb ram bulunmaktaydı. Aynı zamanda bir disket sürücüsü ile geliyordu.

 

Photoshop’un atası diyebileceğimi Art Studio programı ile çizim yapıyor aynı zamanda Locomotive BASIC 1.0 ve BASIC 1.1 üstünde uygulamalar geliştiriyordum. İlkokul 2 sıralarında okulda bilgisayar kursu açıldığında kurs verilen bilgisayarların Amstrad CPC 464 olduğunu görünce çok sevinmiştim. Hatta o kurstan aldığım sertifika hala elimde durur. Her bilgisayar modelinin BASIC kodları kendine göre farklılık gösterirdi. Yani çok temel bir program değilse bir MSX bilgisayarda yazdığınız BASIC programı Amstrad CPC üstünde çalıştıramazdınız. Aynı şey MSX içinde geçerli. Bu durumda kursta Amstrad CPC görünce yaşadığım heyecanı tahmin edebilirsiniz.

Amstrad PCW ve CPC maceralarımdan sonra IBM uyumlu PC’lere geçiş sağladım. İlk PC bilgisayarım 486 dx 33 ve 4MB Ram’e sahipti. Dos ve Windows 3.1 çalıştırmaktaydı. Fifa serisinin 93 yapımlı ilk oyunu Fifa soccer’ı oynamamda o yıllara denk gelir. Ardından bir upgrade macerası başladı. Önce bir CD-ROM, modem ve ses kartı aldım bilgisayarıma. Tomb Raider’ın ilk serisini bu bilgisayarda oynadım. Ve daha bir çok CD oyunu. Disketler ise elimde oldukça birikmişti. 3 boyutlu oyunlarla tanıştım. Bu sefer ortaokul yıllarımdaydım. Yine çok şanslıydım çünkü okuldaki bilgisayarlı sınıfa kaydolmuş ve 486’larla eğitim görüyorduk.

O yıllar en çok okuduğum dergi PCWorld ve PCMagazine dergisiydi. Epey bilgi öğreniyor ve bunları uyguluyordum. Yıllar sonra PCWorld dergisinde 16 ay boyunca yazmam da bir tesadüf değil sadece bir hayalin gerçekleşmesiydi.

Ardından daha modern PC’ler edinmeye başladım Celeron 400, Celeron 800, Pentium 3, Pentium 4 ve Amd serileri bu zamanlara rastlar.

Yıllar geçmiş ve bilgisayar mühendisi olmuştum. 8 bitlik bilgisayarlarla maceralarım şimdi 64 bitlik ve çok çekirdekli bilgisayarlar üstünde yazılım geliştirmek ve teknoloji geliştirmek arasında devam etmektedir.

Bilgisayarlar benim hobimdi! Eğer hobin işin olursa yaşamın boyunca hiç çalışmamışsın demektir. İşte bunun için sevdiğiniz işi yapmak çok önemlidir.

 



Volkan Atasever Kimdir ?

E-Mail: volkan(et)volkanatasever.com

Kurucu&Genel Müdür/Software4Galaxy Ltd.
Bilgisayar Mühendisi
Eğitmen ve Danışman, Teknoloji Yazarı, Şair, Araştırmacı, Girişimci, Akvarist, Nümismat, Bilim İnsanı

Genel Duyurular

-DVTFL 9. ve 10. Sınıf Bilgisayar Bilimi dersini alan öğrencilerim ders panosunu kontrol ederek dönem projelerini seçmek zorundadır. açıklamayı okuyup ardından mail atınız.

-RC Araçlar kategorisi ilgi alanımdadır artık bu konuda da araştırmalar yapıp zaman buldukça projelerimi paylaşacağım.

-Üç yeni kitap çalışmasına başladım 2019 senesi içinde 3 yeni kitabım geliyor olacak. bu kitap sayısı maksimum dört adete çıkabilir. yoğun bir tempo gerekiyor.

-Öğrencilerim Eğitim verdiğin derslerin takibini yapabilirler ana sayfada ilgili bölümler mevcut.

-10 aralık 2018 günü kim milyoner olmak ister programında yarıştım. blogumdan veya youtube kanalımdan programımı izleyebilirsiniz.

Yasal Bilgi

Sitedeki yazıları,kodlar ve diğer materyaller Volkan Atasever'e aittir. Yazarı ve siteyi kaynak göstererek yazıları paylaşabilirsiniz.  Copyright(c)2004-2019

Sign In