Volkan Atasever

mühendislik, edebiyat, retro computer, yazılım, şiir, nümismatik, bilişim, podcast ve daha bir çok yazılarım...

T3 Dergisi Kasım Yazım: Bilişimde Temel Alanlar

clock Aralık 4, 2013 23:54 by author Volkan Atasever

 

Geçen ay ki yazımızda bilişim sektöründeki girişimcilikten bahsetmiştik. Bu ayki yazımızsa bilişim sektöründeki alanlardan bahsetmek olacaktır. Genelde tecrubelerimden ve iş hayatımda karşıma çıkan alanlardan bahsedeceğim. Bu alanlar Bilişim ile ilgili alanlardan mezun olan üniversite mezunları içinde bir seçim yapmak anlamına gelmektedir. Genellikle bu seçimler ya mezun olmadan ya da mezun olduktan sonraki 2 sene zarfında meydana gelmektedir.

Temelde seçimlerimizi Sistem, Yazılım olarak 2’ye ayırabiliriz. Sistem bölümünü seçenler sistemsel işlemlerle kendilerine IT sektöründe rahatlıkla iş bulabilirler. Bu alanı seçenler biraz daha şanslı olmaktadırlar. Genellikle Bilişim sektörü ile ilgili olmayan firmaların dahi geniş bir IT ekibi olmakta. İş bulmaları çok daha kolay olmaktadır. Sistem mühendisi veya sistem destek elemanları bu işlerinde Windows Server kurulum ve bakımları, sanallaştırma ve network konularında uzman olmaları beklenmektedir. Deneyimli bir sistem mühendisi her zaman işe yeni başlayanlardan çok daha fazla bilgi birikimine sahiptir.

Yazılım alanıysa çok fazla alt dala ayrılmaktadır. Bizzat işin içinde olan developer ve yazılım mühendisleri ve işin sadece analiz kısmında bulunan iş analistleri veya sistem analistleride bu kısma girebilir. Developerların alanlarıysa yazdıkları yazılım çeşitine göre ayrılmaktadır. Fakat bir developer iş yaşamının çeşitli zamanlarında kendi için alt dallara yatay geçiş yapabilmektedir. Herşey junior developer olarak başlar ve senior developer veya yazılım uzmanı olarak devam eder.

Tabiki yazılım danışmanlığına geçişde bu dönemlerde görülür. İyi bir yazılım danışmanı sektörde yıllarca tecrube kazanmış birinden oluşmalıdır. Yoksa 3-4 sene kod yazmış ardından danışmanlığa geçmiş birinden değil.

Size bu önbilgileri verdikten sonra developerlarında yazdıkları dile göre çeşitlikler gösterebileceğini söylemeliyim. Yıllarca java yazmış birisi java developer veya C# yazmış birisi .NET developer olarak anılmaktadır.

Yeni mezunlar genellikle sadece UI developer olarak iş yapmaktadırlar. Yani User Interface (Kullanıcı Arayüzü) bu kişiler tarafından kodlanmaktadır.  Kullanılacak grafikler ise grafiker tarafından bu kişilere verilmektedir. Şunu bilmenizi isterim User Interface özellik tasarımından kodlamasına kadar çok önem sarfedilmesi gereken bir konudur. Yaptığınız arkaplandaki işler ne kadar zor veya özgün işler olursa olsun ön planda bu işi iyi yansıtamıyorsanız hiç bir anlamı kalmayacaktır.

Şunu düşünün bir miktar yığılmış toprağı taşımaya karar verdiniz. Bunun için backend developerlar bize bir kürek ucu yaptı. Toprak bu kürek ucunun içine girmekte fakat bunu bir yere aktarmak yine de imkansız gözükmekte. Bunun için Kullanıcı arayüzü olarak kürek ucuna küreği taşıyabileceğimiz sapını ekledik. Bu sayede kullanıcıyla etkileşime geçen kısım kürek sapı olmaktadır. Artık kürek sapı ile birlikte küreğin ucu tam bir işlevsellik kazanmış ve toprak kullanıcı tarafından kolayca başka bir yere aktarılmaktadır. Sapsız kürekte, küreksiz sapta tek başına bir işe yaramaz. Kullanıcı arayüzü, kürek sapı ve işlevi gerçekleştiren kürek ucuda arka plandaki kodlardır.

Sektörde birde görünmeyen ve adı anılmayan çalışanlar vardır. Bunlar da IT support ekipleridir. Yazılımda veya sistemde bir sorun olduğunda ilgili uyarılar bu kişilerin önüne gelir. Çözebilecekleri birşeyse çözmeye çalışırlar yoksa yazılım ekibine veya sorunun oluştuğu ekibe bunları yönlendirirler.

Dikkat ettiyseniz aslında pozisyonlar çok geniş Türkiye’de yeni yeni gelişen Yazılım Test Mühendisleri’ni de en sona bırakmamın sebebi bundandı. Son senelerde Yazılım Test mühendisliği aranılır bir pozisyon oldu. Hatta firmalar sıfırdan insan yetiştirmek durumunda da kaldı. Şimdiler de deneyimli test mühendislerinin de iyi bir maaş aldığını söyleyebiliriz.

Temel olarak ana pozisyonları ve alanları böyle özetleyebiliriz. Bu sektörde çalışmayı niyetli kişilere tavsiyem sevdiği alanlarda kendilerine yer edinmelidir. Bilgisayarı çok sevebilirisiniz ama belkide sadece yazılım yazmak size keyif vermeyebilir. Onun için her alanı değerlendirip ona göre karar vermelisiniz. Şunu da unutmamalısınız eğer bir Bilgisayar Mühendisiyseniz bu alanların çoğuna aşina olmanız sizin ne kadar kaliteli bir mühendis olduğunuzu gösterecektir. Sonra uzmanlığınız bu kalitenizi arttıracaktır.



T3 Dergisi Ekim Yazım: Bilişim Sektöründe Girişimcilik

clock Kasım 3, 2013 02:38 by author Volkan Atasever

 

Bu ayki yazımda biraz bilişim girişimciliğinden biraz da teknolojik gelişmelerden bahsedeceğim. Geçen ay ki yazımda arge faaliyetlerinin getirdiği kazanımlardan ve yazılım dünyasında arge yapmanın maliyetinin diğer sektörlere göre daha ucuz olduğundan bahsetmiştim. Burada ki ucuzdan kastım kesinlikle bedava veya çok az bir rakam değil. Gerçekten kaliteli ve işe yarar bir ürün çıkartmak her zaman bu kadar kolay olmayabiliyor. Öte yandan marketlerde bir uygulamanın tutması ise biraz da şans diyoruz. Aynı işi yapan en kaliteli programın her zaman en çok satın alınan veya indirilen uygulama olmayabiliyor.

Bilişim girişimciliğinde nasıl başarılı olabileceğinizi söyleyen onlarca yazı bulabilirsiniz. Ben biraz daha farklı olarak nasıl başarısız olabilirsiniz bunlara değinmek istiyorum. Öncelikle tamamen asosyal veya diyalog kurulması zor biri olmalısınız şirketinizin ilk görüşmelerinde karşınızdakiler ne dediğinizi anlayamaz. Bu sayede ne kadar iyi iş yaparsanız yapın söyledikleriniz karşınızdakini tatmin etmiyorsa yaptığınız işin anlamı kalmamakta. Unutmayın yazılımın hammaddesi insandır. Bu bağlamda iyi insan ilişkileriniz oldukça önemlidir. Ne olursa olsun müşteri ile diyaloğunuz gerek satış öncesi gerek satış sonra çok iyi olmalıdır.

Bir alıcı bulmadan birden fazla ürün için arge çalışması yapın. Bu ürünleri geliştirin sonra satış yapmaya çalışın. Bu sayede ürünlerinizi belki kimse almayacaktır veya ihtiyaç dahilinde değildir. Belki de ürün için biçtiğiniz fiyat piyasa şartlarında rekabet edemeyecek bir ölçüdedir. Sermayenizi bu ürünü geliştirmeye harcarsınız. Böylece, başarısız olarak şirketinizi de iflasa sürükleyebilirsiniz. Normal şartlar altında geliştirilecek ürün için Pazar araştırması yapılması ardından geliştirildiğinde satın alabilecek bir de müşteri bulmalısınız. Böylece hem rekabet edecek fiyatı belirler hem de müşterinin isteklerini alarak piyasada tutunabilecek bir ürün geliştirebilirsiniz.

Yazılımın hammaddesi insan demiştik, siz de bir birey olarak ilk gördüğünüz zorluklarda pes edin böylece firmanızı daha hızlı kapatabilirsiniz. Bir hikaye vardır; Güney Afrika’da Beyaz Kalem Madeni diye bilinen önemli bir altın madeninde ilk defa çalışan adam, 200 ayak derinliğe indiği halde altın bulamayınca madeni satıvermiş. Satın alan adam 12 ayak daha inince altın madenine kavuşmuş. Büyük bir hazine. İlki 12 ayakklık bir mesafe daha sabredemediğinden bu hazineden mahrum oldu. Eğer ilk zorluklarda pes etmeseydi bir müddet sonra başarılı olacaktı.

Ortaklarınızla, sözleşme yapmayın. Söz güvendir belki de ortaklarınızla yıllanmış arkadaşlarınız sözleşme güvensizlik sağlayacaktır. Arkadaşlığınızı zedelemeye gerek yok. Bu sayede ilk anlaşmazlık durumunda tüm ortaklar arkadaşınız olduğu için zıtlaşmalar yaşanacak bir müddet sonra çözülmeye gideceksiniz arkadaşlığınızın zedelenmemesini düşündünüz fakat şimdi arkadaşlığınız bitmek üzere. Eğer ortaklarla firma kuruluyorsa kullanılacak bilgisayardan en üst noktaya kadar aranızda bir sözleşme yapmanız hem arkadaşlığınız hem işiniz hem de geliştireceğiniz yazılım projelerinin başarısı için oldukça önemli yere sahip olacaktır.

Artık işinizin patronusunuz! Her sabah erken kalkıp işinize gitmenize gerek yok. Patron siz olduğunuza göre işinizi akşam evinizde de yapabilirsiniz. Yaptığınız iş yazılım veya bilişim sektöründeki herhangi bir iş akşam yapmanın ne zararı olabilir ki? Bu sayede işlerinizi sıkıştıracak ve projenin deadline süresi geldiğinde iş yetişmemiş olacak. Aynı zamanda sizi arayanlar ulaşamayacak. Bir söz vardır “Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.”. Bunun için iş disiplininizi sağlamalı ve performansınızı maksimize etmelisiniz.

Unutmayın, bende bu aşamalardan geçtim saydıklarımın bir kısmını yaptım bir kısmını yapamadım bundan dolayı bilişim girişimciliğinde başarı oranım %50’ler de kaldı. Hayat kazandığınız tebrubelerle eş değerdedir. Şimdi bu tecrubelerle bilişim sektöründe kendi yolumu çizdim. Bilişim girimşimçilerle diğer girişimcilerin arasındaki fark, bilişim girişimcilerinin diğer sektörlerden daha fazla çalışması gerekliliğidir. 80’li yıllar hem CPM hem de MS-DOS adında iki disk tabanlı işletim sistemi vardı. Bunlardan başarıyı sağlayan Bill Gates oldu çünkü günde sadece uyku dahil 6 saat boş vakti vardı.

Bilişim sektöründeki kariyer planınızı başka yönlerde de çizebilir veya devam ettirebilirsiniz önemli olan bu çizgiyi çok büyük bir zaruriyet dışında bozmamanınızdır. Bir bilişim firmasında performanslı bir şekilde 5 sene çalışan kişi, ortalamının altında kendi firmasında çalışan kişiden daha fazla başarılı olmuş demektir.



Ülkelerin T-SQL Kodu

clock Ekim 30, 2013 09:57 by author Volkan Atasever

Serhat Koroglu'nun yapmış olduğu bir kodu paylaşıyorum. İşinize yarayacaktır. Bende internette rastlayamadım kendisi tüm ülkeleri ekleyerek yapmış.

Aşağıdaki dosyadan T-SQL koduna ulaşabilirsiniz;

Ulkeler_icin_kod.txt (13,25 kb)



SQL Server 2008 R2 kurarken alınan “Performance counter registry hive consistency” hatası

clock Ekim 10, 2013 16:25 by author Volkan Atasever

SQL Server 2008 R2 kurarken alınan “Performance counter registry hive consistency” hatası

Sql Server 2008 R2 kurarken Performance counter registry hive consistency hatası alabilirsisniz ve bu hatayı aldığınızda kurulama devam edemessiniz. Bu sorunu çözmek için setup dosyasını çalıştırırken komut satrıından Skiprules seçeniğinde PerfMonCounterNotCorruptedCheck seçeneğini belitmeliyiz.

 

setup.exe /ACTION=install /SKIPRULES=PerfMonCounterNotCorruptedCheck

SQL Server 2008 R2 dosyasının adı tabiki de setup.exe değildir öncelikle bu dosyayı bulmamız gerekmektedir. Örneğin;

  1. exe dosyamızın ismi SQLManagementStudio_x86_ENU.exe olsun.
  2. komut satırına path’i ile beraber seçip bu parametreleri girin.

C:\kurulum\Installer\SQL Server 2008 Management Studio\SQLManagementStudio_x86_ENU.exe /ACTION=install /SKIPRULES=PerfMonCounterNotCorruptedCheck

Bazen de Sql Server 2008 R2 express kurmak isteyebilirsini ve management studio’yu ayrı kurmak isteyebilirsiniz. Bildiğiniz gibi bunların setup dosyaı ayrı olabilmektedir. O takdirde iki setup dosyasınıda aynı parametre ile çalıştırmalısınız.



T3 Dergisi Eylül Yazım

clock Eylül 29, 2013 19:42 by author Volkan Atasever

 

 

Bu ay değişik sektörlerden arkadaşlarımla konuşurken en çok dikkatimi çeken konu yazılım teknolojilerinin kazandığı ivmeydi. Baktığınız zaman bir sanayi teknolojisi yapmak için gerekli olan altyapıyı her zaman yurtdışından almak çok daha ucuza gelmekteydi. İçeride yapacağınız arge çalışmaları ve üreteceğiniz makinelerle gelecek olan teknolojiyi satmaya kalktığınızda bu yatırımı genellikle karşılamamaktaydı. Tartıştığımız konu ise yazılıma yaptığımız argenin getirilerinin çok daha fazla olduğuydu. Ne yazık ki bazı kurumsal firmaları bir kısım componentleri hala dışarıdan almayı tercih etmekteler fakat çoğunu içimizde çok kolay yapabilecek kapasiteye sahip olduğumuzu düşünmekteyim. Tabi ki bazı özel yazılım alanlarıysa hariç. Bunlar masaüstü işletim sistemleri veya temel ofis uygulamaları olarak sayılabilir. Bu alanda sadece yazılım yapabilmeniz yatırımlar yapmanızda yetersiz kalmakta. Çünkü yıllardan beri gelen bazı alışkanlıklar yeni yazılımlara şans vermemekte. Hatta bir ürünün değişik bir versiyonundaki radikal değişimler bile kullanıcıları rahatsız etmektedir. Bunun en temel örneği olarak windows 8 işletim sistemindeki başlat çubuğu kaosunu verebiliriz.

 

Yazılım alanında yapılan yatırımlara döndüğümüz zaman ülkemizdeki son dönemdeki atılımları da görmezden gelemeyiz. Artık Türkiye’nin en önemli sektörlerinden biri haline gelen Bilişim sektörünün lokomotifleri oluşmuş durumda. Yazılım sektöründeki rekabetçi koşullar ise her zaman yeni firmaları oluşturacak kapasiteye sahip durumdadır.

 

Bu sektörlere ilgi duyan insanlar genellikle programlama dillerini duymaktalar. Bu diller java, c#, c veya c++ gibi popüler diller olmakta genellikle. Bana sorulan soruysa peki bu dilleri nasıl yazabilir veya sıfırdan geliştirebiliriz. Mantıklı olan soru “Buna gerçekten ihtiyacımız var mı?” olacaktır. Sektörü tanımak ve bilgisayarların işlevselliğini ve çalışma prensibini anlamak isteyen biri illaki bu soruyu sormaktadır. Yani hep duyduğumuz 1 ve 0’lar gerçekten nereden gelmektedir. 1 ve 0 larla mı programlama dilleri oluştuğu gibi sorular almaktayım. En basit mantığıyla bilgisayarların binary yani ikilik tabanda çalıştığıdır. Üstüne kurulacak ilk yazılım işletim sistemi olmalıdır. İşletim sistemi dosya sistemini, giriş çıkış aygıtlarına ulaşmak gibi bir çok işlemi içinde barındıran bilgisayarı işletmenizi yarayan yazılımdır. Bu işletim sistemin API’lerini veya yeni kütüphaneler kullanarak da bilgisayara hükmedebiliriz. Baktığınız zaman unix tabanlı işletim sistemleri C dili yazılmıştır. Araya karışan assembly parçacıklarını saymıyorum bile. Ardından compiler yani derleyiciler sayesinde programlama dili ile yazdığımız kodlar makinenin anlayabileceği kodlara dönüşür. Tabi ki Java ve C# gibi ortak bir platform kullanan ortamlarda biraz daha değişik bir mantık iş görmekte fakat sonuçta yine aynı kapıya çıkmaktadır.

 

Programlamaya ve bilgisayar kullanmaya başladığım ilk yıllar ise temel bir işletim sisteminden uzaktı. O zamanlar bilgisayarın ROM hafızasına yüklenmiş yorumlayıcılar mevcuttu. BASIC yani beginners all purpose symbolic instruction code kelimelerinin kısaltmasından oluşan bu yorumlayıcılar bazı komutları algılardı. O zamanlar bilgisayar kullanmaksa kod yazmaktan ibaretti. Kısacası 8 bitten 64 bite çok şeyler değişti. Çekirdek sayılarının artışını ve saat hızlarını saymıyorum bile.

 

Yazılım firmaları o zamanlarda vardı fakat ne yazık ki tüm firmaların o zaman ya yazılım ihtiyacı yoktu ya da bilgisayarın işlem gücü bunu yetersizdi. Şu anda sıradan akıllı cep telefonlarımızla bile çoğu şeyi  yapabilmekteyiz. Artan kapasiteler, 32gb depolama, işlemci gücü, hd görüntüler gibi.

 

Türkiye’nin bu zamana kadar en büyük lokomotif sektörü bana göre inşaattı şu anda baktığımızdaysa bilişim üst sıralara tırmanışı hızla devam etmektedir. Son zamanlarda kurulan teknoparklar ve girişimler bu tırmanışı hızlandırmaktadır. Tabi ki bir kısım firma ise bu rekabetin içinde kepenklerini kapatabilmekte.

 

Gelecek aylarda size başarılı süreçlerden bahsetmeyeceğim. Çok büyük örnek olabilecek bilişim sektöründe neden ve nasıl başarısız olunur bunu engellemek için neler yapabiliriz gibi bir kaç konuya değinmeyi düşünmekteyim. Bu sayede sektördeki girişimcilere veya girişimci olmak isteyenlere de küçük tüyolarda bulunacağım.

 



Volkan Atasever Kimdir ?

E-Mail: volkan(et)volkanatasever.com

Kurucu&Genel Müdür/Software4Galaxy Ltd.
Bilgisayar Mühendisi
Eğitmen ve Danışman, Teknoloji Yazarı, Şair, Araştırmacı, Girişimci, Akvarist, Nümismat, Bilim İnsanı

Genel Duyurular

-DVTFL 9. ve 10. Sınıf Bilgisayar Bilimi dersini alan öğrencilerim ders panosunu kontrol ederek dönem projelerini seçmek zorundadır. açıklamayı okuyup ardından mail atınız.

-RC Araçlar kategorisi ilgi alanımdadır artık bu konuda da araştırmalar yapıp zaman buldukça projelerimi paylaşacağım.

-Üç yeni kitap çalışmasına başladım 2019 senesi içinde 3 yeni kitabım geliyor olacak. bu kitap sayısı maksimum dört adete çıkabilir. yoğun bir tempo gerekiyor.

-Öğrencilerim Eğitim verdiğin derslerin takibini yapabilirler ana sayfada ilgili bölümler mevcut.

-10 aralık 2018 günü kim milyoner olmak ister programında yarıştım. blogumdan veya youtube kanalımdan programımı izleyebilirsiniz.

Yasal Bilgi

Sitedeki yazıları,kodlar ve diğer materyaller Volkan Atasever'e aittir. Yazarı ve siteyi kaynak göstererek yazıları paylaşabilirsiniz.  Copyright(c)2004-2019

Sign In