yeni şiirlerimden: hangi saat!

Hangi Saat! saat hangi saatfener mi? liman mı?hangi saatte hangi duygularseviştiğimiz saatlergünün her anıbeynimde seninle aynı yataktahangi saat hakikatenkazaskerin kafelerinde mifenerbahçenin ücra köşelerinde miyoksa şilenin lanet olası sahilinde mihangi saat gittinhangi saat terkettindedim ya bir ben sevilmedim

geceye düşülen notlar - 2

annem bugün bana çok kızdı ve sarstı! neden şiir ve yazı yazıyorsun diye. bir arkadaşım dalga geçti şiirlerimle. başkası para kazan işini yap ne işin olur şiirle dedi. bir kaçı da gurur duydu mutlu oldu yazdığım şiirlerle. kimi şiirlerim çok beğenil kimisi ise ötekileştirildi.yinede yazacağım dedim. zaten daha yazmadıklarım en iyi olan şiirlerim diye haykırdım. yüz sene sonra bir eskicide kitabım bulunduğunda okuyan adam, okuyyan kadın nefes alamayacak! o zaman volkan ismini zikeredecekler.o anda sonra mezarımda rahat uyuyacağım.12.10.2017 - Şile/AğlayankayaVolkan Atasever

geceye düşülen notlar - 1

birşeyler karalamak lazım bazen kağıt ve kalemle...kimi zaman içinden gelenleri yazmak kimi zaman ise düzenli bir şekilde disiplili özel bir defter tutmak...şair biriktirmeli yazıları ve duyguları. herkes hayatında en az bir şiir yazmış olabilir belki ama kaliteli bir şair olmak demek yaşamın her anında her yerinde şiiiri görmek demektir.kelimelerin dansı nereye varır allah bilir ama eğer ölümsüzlüğe varmışsa oe kelimeler işte o an şair oldun demektir. sen göremesen bile...12.10.2017 - Şile/AğlayankayaVolkan Atasever

Charles Bukowski ile ilgili

Charles Bukowski'nin çoğu şiirini okumuşumdur. Bu ay ot dergisinin kapak konusun da Charles Bukowski olması beni bir daha onu anmaya itti. Türk yazar ve şairlerinin aynı zamanda kendi arkadaş ve çevresininde bukowski ile ilgili yorumları oldukça etkileyiciydi. şahsımın şiir yaşantısında bukowski ezgileri olduğunu düşünmemekteyim. zaman zaman benzer duygular hissettiklerim bazı şiirlerimde benzer konular kaleme almışta olabilirim. fakat bakış açımız farklı olsa da bu bukowskinin farklı ve sıradışı kalemini övmeme engel değil. açıkcası kendimi bir şair olarak nitelendiremem ancak öldükten sonra 3-5 kişi anarsa o zaman amatör bir şair diye anarlar belki de. asıl konumuz bukowski'yi es geçmeyelim. bu dergiden bukowski ile ilgili bir yorumu ve charles bukowski'nin bir şiirini paylaşarak edebiyat kategorimde sizinle paylaşım yapmak istemekteyim. ---- Hakan Günday: Sadece Git! Bukowski, yolun sonunu anlatır. Yolun bittiği ve ormanın başladığı, yalanın bittiği ve gerçeğin başadığı, insanlığın bittiği ve insanın başladığı, zamaın bittiği ve ölümsüzlüğün başladığı, sarhoşluğu bittiği ve sarhoşluğun başakdığı, umudun bittiği ve gösterinin başladığı yeri anlatır.. Ancak o yerin adresini asla vermez. Çünkü bilir ki bu dünyada sadece adres arayanlar kaybolur. Bu yüzden e Bukowski'nin mezar taşında şöyle yazar: "Deneme." Ne bir adres aramayı ne de kendini bulmayı... Sadece git. Durduğun yerde git. Hatta bırak, yolun sonu Sana gelsin. ---- Sean Penn: Erkeklere karşı daha sert! Bir gün ikimiz oturmuş, insanların Bukowski'yi kadın düşmanlığıyla itham etmesi üzerine konuşuyorduk. Şöyle söylemişti: "Beni daha önce okumuş insaların büyük bir çoğunluğu erkeklere daha kötü davrandığımı bilir!" ---- Bukowski'den bahsetmişken onun meşhur mavi kuş şiirini paylaşmadan ve bukowski'yi bilmeyenlerin de ilk okumları gerektiği şiiri olması gerektiğini düşünerek paylaşıyorum. bir mavi kuş var yüreğimde çıkmaya can atan ama ben ondan güçlüyüm, kal, diyorum ona, kimsenin seni görmesine izin veremem. bir mavi kuş var yüreğimde çıkmaya can atan ama viski döküyorum üstüne sigara dumanına boğuyorum, fahişeler, barmenler ve bakkal çırakları hiçbir zaman bilmiyorlar onun orada olduğunu. bir mavi kuş var yüreğimde çıkmaya can atan ama ben ondan güçlüyüm, yat lan aşağı, diyorum ona, ocağıma incir dikmek mi niyetin? Avrupa'daki kitap satışlarımı sabote etmek mi? bir mavi kuş var yüreğimde çıkmaya can atan ama zekiyim, sadece geceleri izin veriyorum çıkmasına, herkes yattıktan sonra. orada olduğunu biliyorum, derim ona, kederlenme artık. sonra yerine koyarım yine ama hafifçe öter tamamen ölmesine de izin vermiyorum ve birlikte uyuyoruz gizli antlaşmamızla ve insanı ağlatacak kadar güzel, ama ben ağlamam, ya siz?  

Yeni Şiirlerimden...

Kibrit Kutusu isimli yeni şiirlerimden bir alıntı... işte cenneti yarattık 10 dünya olmuş 1 metre olmuş umrumda değil cennetim seninle bir kibrit kutusunda bile sonsuza dek seninle

Ucundayım Şiirimden alıntı

Ağlayan Yaşlı Çocuk şiir kitabımda geçen ucundayım isimli şiirimden alıntıdır. "hep o adamlar köşedeki mehmet gibi sevmiş bense van gogh gibi sevdim seni bir gülümsemene kulağımı kesecek kadar ben winston churchill gibi sevdim seni gerekirse bir uçurumdan atlayacak kadar ben edison gibi sevdim seni sende yeni buluşlar yapacak kadar"

Yeni Şiirlerimden Küçük bir Alıntı

yeni şiirlerimden küçük bir alıntı... "ben bu yaşımda baktığım gözlerletaptım sana her anımdaanla ve yargıla beni gerekiyorsaistersen idam et manzume yazmadım sana satırlardakalemim durmaz beynim sana varmaktaöldür beni gülüm ama sakın bırakma"