Charles Bukowski'nin çoğu şiirini okumuşumdur. Bu ay ot dergisinin kapak konusun da Charles Bukowski olması beni bir daha onu anmaya itti. Türk yazar ve şairlerinin aynı zamanda kendi arkadaş ve çevresininde bukowski ile ilgili yorumları oldukça etkileyiciydi. şahsımın şiir yaşantısında bukowski ezgileri olduğunu düşünmemekteyim. zaman zaman benzer duygular hissettiklerim bazı şiirlerimde benzer konular kaleme almışta olabilirim. fakat bakış açımız farklı olsa da bu bukowskinin farklı ve sıradışı kalemini övmeme engel değil. açıkcası kendimi bir şair olarak nitelendiremem ancak öldükten sonra 3-5 kişi anarsa o zaman amatör bir şair diye anarlar belki de. asıl konumuz bukowski'yi es geçmeyelim. bu dergiden bukowski ile ilgili bir yorumu ve charles bukowski'nin bir şiirini paylaşarak edebiyat kategorimde sizinle paylaşım yapmak istemekteyim.

----

Hakan Günday: Sadece Git!

Bukowski, yolun sonunu anlatır. Yolun bittiği ve ormanın başladığı, yalanın bittiği ve gerçeğin başadığı, insanlığın bittiği ve insanın başladığı, zamaın bittiği ve ölümsüzlüğün başladığı, sarhoşluğu bittiği ve sarhoşluğun başakdığı, umudun bittiği ve gösterinin başladığı yeri anlatır.. Ancak o yerin adresini asla vermez. Çünkü bilir ki bu dünyada sadece adres arayanlar kaybolur. Bu yüzden e Bukowski'nin mezar taşında şöyle yazar: "Deneme." Ne bir adres aramayı ne de kendini bulmayı... Sadece git. Durduğun yerde git. Hatta bırak, yolun sonu Sana gelsin.

----

Sean Penn: Erkeklere karşı daha sert!

Bir gün ikimiz oturmuş, insanların Bukowski'yi kadın düşmanlığıyla itham etmesi üzerine konuşuyorduk. Şöyle söylemişti: "Beni daha önce okumuş insaların büyük bir çoğunluğu erkeklere daha kötü davrandığımı bilir!"

----

Bukowski'den bahsetmişken onun meşhur mavi kuş şiirini paylaşmadan ve bukowski'yi bilmeyenlerin de ilk okumları gerektiği şiiri olması gerektiğini düşünerek paylaşıyorum.

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama ben ondan güçlüyüm, kal,
diyorum ona, kimsenin
seni görmesine izin veremem.

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama viski döküyorum üstüne
sigara dumanına
boğuyorum,
fahişeler, barmenler ve
bakkal çırakları hiçbir zaman
bilmiyorlar onun orada
olduğunu.

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama ben ondan güçlüyüm,
yat lan aşağı, diyorum ona,
ocağıma incir dikmek mi
niyetin? Avrupa'daki kitap
satışlarımı sabote etmek mi?

bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama zekiyim, sadece
geceleri izin veriyorum çıkmasına,
herkes yattıktan sonra.
orada olduğunu biliyorum, derim
ona, kederlenme
artık.

sonra yerine koyarım yine
ama hafifçe öter
tamamen ölmesine de izin
vermiyorum
ve birlikte uyuyoruz
gizli antlaşmamızla
ve insanı ağlatacak kadar
güzel, ama ben
ağlamam, ya
siz?