yeni şiirlerimden: hangi saat!

Hangi Saat! saat hangi saatfener mi? liman mı?hangi saatte hangi duygularseviştiğimiz saatlergünün her anıbeynimde seninle aynı yataktahangi saat hakikatenkazaskerin kafelerinde mifenerbahçenin ücra köşelerinde miyoksa şilenin lanet olası sahilinde mihangi saat gittinhangi saat terkettindedim ya bir ben sevilmedim

Yeni Şiirlerimden...

Kibrit Kutusu isimli yeni şiirlerimden bir alıntı... işte cenneti yarattık 10 dünya olmuş 1 metre olmuş umrumda değil cennetim seninle bir kibrit kutusunda bile sonsuza dek seninle

Ucundayım Şiirimden alıntı

Ağlayan Yaşlı Çocuk şiir kitabımda geçen ucundayım isimli şiirimden alıntıdır. "hep o adamlar köşedeki mehmet gibi sevmiş bense van gogh gibi sevdim seni bir gülümsemene kulağımı kesecek kadar ben winston churchill gibi sevdim seni gerekirse bir uçurumdan atlayacak kadar ben edison gibi sevdim seni sende yeni buluşlar yapacak kadar"

Yeni Şiirlerimden Küçük bir Alıntı

yeni şiirlerimden küçük bir alıntı... "ben bu yaşımda baktığım gözlerletaptım sana her anımdaanla ve yargıla beni gerekiyorsaistersen idam et manzume yazmadım sana satırlardakalemim durmaz beynim sana varmaktaöldür beni gülüm ama sakın bırakma"

Her Telden ve Kitap Okuma

Bildiğiniz gibi 2005 yılından beri blogumda sadece teknik içerikler paylaşmaktayım. son 1 ay içinde ise farklı ilgi alanlarımdan bahsettim. bunlardan bir kısmı yine teknoloji içerisinde olan retro computers ve şiir kitabım olarak söyleyebilirim. bildiğiniz üzere bir şiir kitabınız olduğunda şair title'ını alırsınız. bu bağlamda artık blogumda teknoloji, edebiyat, retro computer ve diğer farklı deneyimlerimi de paylaşma kararı aldım. eski yazılar hala yayında hali hazırda. bunun dışında uzun süredir blogengine sistemini yeni versiyona güncelledim. yapılacaklar listesi için de blogengine versiyonunu yükseltmekte var. Bu arada bir bilim insanı olma yolunda da bazı adımları atmaktayım. Bunların en önemlileri arasında yakın bir zamanda yapacağım 2 patent başvurusu olacak. Bunlarla ilgili gelişmeleri gizliliği göz ardı etmeyecek şekilde sizlerle paylaşacağım. Bunun dışında tekno-siyasi yani sadece siyasetin teknoloji ile kesiştiği noktalarda parti bağımsız politikaları eleştirmek ve/veya alkışlamak istediğim yazılarda yazmak istemekteyim. Teknik bir blogdan daha çok bana dair ve bilime dair, edebiyata dair, gündeme dair yazılarda bulabileceksiniz. bildiğiniz üzere teknoloji ve yazılımla ilgili 4 kitapla tam tamamlamasamda bir kısım hedeflerimi gerçekleştirdiğimi düşünüyorum. bunun için özellikle yeni yazılım ve teknoloji kitapları yazımı ve yazarlığa ilk adımla ilgili içerikleride paylaşmak istemekteyim. insanlar sadece benim yaptıklarımı ve değerlendirmelerimi değil nasıl yapabileceklerini de görmesi açısından. Baktığınız zaman biz yazılımcılar kimi zaman yönetimsel alanlara kimi zamanda işimizle ilgili olmayan çok farklı konulara da kayabilmekteyiz. Her şeyden önce insanız! Peygamber olmadığımız için hepimiz hata yapabiliriz. Ama yapmamamız gereken tek hatamız var o da kendimizi geliştirmeyi bırakmak. Her konuda kendimizi geliştirmeliyiz. Baktığınız zaman bir insanın entelektüel sayılabilmesi için toplamda hayatı boyunca 4000 kitap üzerine çıkması gerekir. Kaba tabirle çok kitap okumak yetmiyor çünkü okumamızın da bir sınırı var yıllar buna katkı da bulunuyor. ülkemizdeki kitap okuma oranları ise malesef çok düşük sayılarda seyrediyor. çok sevdiğim bir arkadaşım olan Semih Arslan facebook sayfasında aşağıdaki yorumu yapmış; 1940'lı yıllarda bir Köy Enstitüsü öğrencisi dünya klasiklerinden yılda 24 kitap okuyup, okuduğunu tartışmaya açarken bizlere ne oldu da kitap okumayan bir topluma dönüştük?"//Türkiye'de 6 kişiye yılda 1 -bir- kitap düşüyor. Okuma alışkanlığına sahip olan kişi sayısı ortalama sadece 40 bin kişi. Oysa bir Japon yılda ortalama 25, bir İsviçreli 10, bir Fransız 7 kitap okuyor. Hiç şüphesiz toplumun sosyal refah devleti anlayışıyla gelir dağılımı, işsizlik, sosyal güvenlik problemleri çözüldükçe okuma oranlarında, kitaba ayrılan para ve zamanda da olumlu gelişmeler olacaktır.// evet köy enstitüsü konusunda haklı olabilir fakat kitaba ayrılan para asla işsizlik, gelir dağılımı ve sosyal güvenlik ile ölçüşemez buna emin olun. Şirketim Software4Galaxy kadıköy'de bir iş merkezinde ve 2-3 tane kitapçıda var iş merkezinde. bunlar sahaf tarzı kitapçılar. inanır mısınız dışarıya bir köşeye sadece 2TL den harika kitaplar koymuş. hepsi 2. el ama sıfır bile bulamayacağınız çok pahalıdan çok ucuza kitaplar var. Allah aşkına kim 2 TL 'ye bugün sakızdan başka bir şey alabiliyor veya pet şişe su'dan başka birşey. İnanın kitaplara dünya para verdiğim zamanlarda oluyor. Ama bu aralar komşumuz olan kitapçıdan harika kitaplar buluyor ve okuyorum.   Hala 4000 kitabın üstüne geçemedim gerçek bir entellektüel sayılmam. Bu kadar kitap okuduğunu ve entellektüel olduğunu iddia eden fakat okumamış olan bir entel maganda da değilim. 33 yaşındayım 2017 itibariyle. 6 yaşımda okumaya başladığımı düşünürseniz ortalama 850 kitap okumuşum bu yaşıma kadar. şu anda 750 kitap kütüphanemde bulunmaktadır. yaklaşık yılda 31-32 kitap eder. ortalama bir japondan, bir isviçreliden ve bir fransızdan daha fazla olsa da inanın bu bile yeterli değil. bu kadarcık az bir birikimle bile bir şiir kitabı yazabilecek bir kelime hazinem oluşmuş. tabi şiirsel yetenek başka bir konu ama bir background'unuz olmadan inanın ne kadar yeteneğiniz olursa olsun bu bile zor. bir şiir kitabım var diye kendime şair yakıştırması yapsam da bu ümit yaşar oğuzcan, atilla ilhan gibi çok sevdiğim şairlere bir hakaret olur. bu sadece egomu okşamak adına yaptığım bir tamlama ve vurgu. ama bir gerçek var bir şair olmak için en az 10 yıl ve bir çok şiir kitabı gereklidir. en azından şairliğe giriş yaptığımı söyleyebilirim. Şimdilik bu yazımı burada sonlandırarak diğer yazılarımda görüşmek üzere diyorum. Her zaman blogumda kod parçası görebilirsiniz ama bu tarz yazıları da bolca göreceksiniz belki de daha fazla. Yazımı burada sonlandırırken anadolu yakasında olanlar için kadıköy deki sahaflardan bol bol kitap almanızı öneririm. Hemde haziran 2017 de bile 2TL'ye!

Bir Mühendisten Şiir Kitabı

Üç cümle dökülüverdi ağzından yargılayarak her şeyi... Ab-ı hayat suyu ölümdür. Nefsi terbiye cennete açılan kapıdır. Adaletin terazisi ince, kefen ağırdır. Uzun zamandır hatta lise yıllarımdan beri şiir yazmaya hevesim vardı. çoğunu ve benim için çok değerli olanlar zamanın getirdiği yorgunlukla kaybolsa da son 7 yıldır bir kısmını muhafaza etmekteydim. bunlar bir kitapta toplandı. Yakın Zamanda "Ağlayan Yaşlı Çocuk" isimli Şiir kitabım tüm internet mağazalarında satışta olacak. tabi çok fazla talep olursa kitap raflarına da girecek. daha önce yazılım üzerine 4 kitap yazmama rağmen 5. kitabımın şiir kitabı olacak olması benim için de çok heyecanlı bir deneyim olacak. ayrılık, ölüm, aşk, sevgi ve hatta çok daha fazla niş konularla ilgili şiirlerimde bu kitap içinde yer alacak. satışa çıktığında bu postu güncelleyeceğim ve aşağıda satış linklerini de görebileceksiniz. şiir kitabım ile ilgili yorumları ve şiirler hakkında geri dönüşlerinizi bu postun altına yapabilirsiniz. bazı ünvanlar verilmez kazanılır. ilk şiir kitabımla bir şair ünvanı da almış bulunuyorum. bir mühendisin gözünden şiirsel bir dünya olduğunu düşünebilirsiniz. bu kitapta yer alan şiirlerimin çoğum mühendis ünvanını aldıktan sonra yazılmıştır. "Ağlayan Yaşlı Çocuk" kitabını sadece bir şiir kitabı değil teknoloji dünyasında yayımları olan ve CEO olan birinin kaleminden dökülmüş mısralar olarak ele alırsanız çok şey bulacağınızı düşünüyorum. Kitabımın satış linki: TIKLAYIN!!!!!