Volkan Atasever

mühendislik, edebiyat, retro computer, yazılım, şiir, nümismatik, bilişim, podcast ve daha bir çok yazılarım...

Tolerans!!!

clock Temmuz 12, 2017 07:14 by author Volkan Atasever

Toleranssızlık kendimize ve davamıza güvenemediğimizin bir işaretidir. Gandhi

Tolerans kayıtsızlık ve adam sendeceilik değildir, uzun bir kişilik gelişimine ihtiyaç gösteren güzel bir huydur. Prof. Makintosh artık bağnazlıkları yenip tolerans sahibi olma zamanıdır. bağnazlıklar 4 çeşittir.

1-) Cehaletten doğan bağnazlık

2-) Menfaatten doğan bağnazlık

3-) Alışkanlıktan doğan bağnazlık

4-) Korkudan doğan bağnazlık

Bütün tarihimizi inceleyip, toplumumuzda tolerans, hoşgörü nedir bilmeyen amirleri insanları tetkik edin, göreceksiniz ki onlar ya cahildirler, ya başka fikir sahiplerine müsamaha ile muamele etmek menfaatlerine aykırıdır,yahut alıştıkları şeyden vazgeçmek onlara güç gelmektedir, yahut da şuur üstü veya altı bir korkunun tesiri altındadır. Hatta toleranssızlıklarının şiddeti de bu korkunun derecesine tabidir.

Toleransın gıdası ilahi şüphedir. Acaba karşımızdaki adamın da söylediklerinde haklı olduğu bir taraf yok mudur, şeklindeki ve Fikret'in de şüphe bir nura doğru koşmaktır diye ifade ettiği şüphe.Voltaire'nin meşhur " Söylediğiniz sözlerin hiçbirini kabul etmiyorum, fakat sizin bunları serbestçe söyleyebilmeniz için canımı veririm" sözü tolerans ve hürriyet için söylenmiş ölümsüz özdeyişlerden biridir.

İnsan Mühendisliği kitabından bir kısmı alıntıdır...



Gazi Mustafa Kemal ile İlgili Bir Anı

clock Temmuz 12, 2017 07:12 by author Volkan Atasever

Rahmetli Büyük anneannemin başından geçen bu anıyı daha önce zaman tünelimde paylaşmıştım. kaybolmaması adına notlara da yazmak istedim. bu sayede daha kolay ulaşılabilir...

Gazi Mustafa Kemal nasıl bir Osmanlı Paşası idi ise rahmetli büyük anneannemde bir Osmanlı kadını idi. yani anneannemin annesiydi kendisi. egeliydi ve uşakta yaşardı. Yunan işgalini yaşamıştı. yunanlılar bir camiye tüm ahaliyi doldurup yakmaya karar verir ve yağmalar başlar. bir kısım halk ormanlara doğru kaçmaya başlar. bunu rahmetli büyük anneannemin ağzından anlatıyorum o zamanlar 5-6 yaşlarındaydım. ve birden herkes Mustafa Kemal geliyor, Mustafa Kemal geliyor diye bağırmaya başlar yunan askerleri dahil ve hepsi her şeyi bırakıp kaçmaya başlar. camidekiler de yanmaktan kurtulur. Atatürk'le ilgili bu anıyı birinci ağızdan dinlemiş belkide son nesil olarak şunu demek istiyorum. işte büyük anneannem o gün yunan askerleri Mustafa Kemal geliyor diye kaçmasaydı belki yaşamıyordu. şu anda bu satırları da yazamıyor olurdum. ne Osmanlı padişahlarını bir evliya olarak gördüm, ne de Atatürk'ü bir peygamber. bu çok net bir durum bu liderler sayesinde varız ve bugün bu ülkede özgürce yaşayabiliyoruz bu bir gerçek. Atatürk, hep ileri gitmemiz gerektiğini söylemiştir. o zaman daha ileri gitmeli ve daha gelişmiş bir ülke için savaşmalıyız. eğer ilk ağızdan dinlemesem Atatürk'e bu kadar derin bakabilir miydim bilemiyorum en azından o şanslı bireylerden biriyim. biliyor musunuz? eğer laiklik olmasa ve bir kısmımızın çok eleştirdiği o devrimleri olmasa büyük ihtimalle orta doğu bataklığında şu anda boğuluyor olacaktık.ve bu devrimleri belki o zaman da yapacak bir lider çıkmayacak ve savaşlarla, kanla dolu bir yüzyıl geçiriyor olacaktık. sadece bir anımı paylaşmak istedim. bir Osmanlı kadını bana bu hikayeyi anlattı. iyi ki de anlattı ve bakış açım gelişti. tek dileğim ucuz siyasi parti tartışmaları olmayan bir ülke. Hükümetler hep geçici olacaktır baki kalan devlettir.



Türklerin Tarihi Kitabından

clock Temmuz 12, 2017 07:11 by author Volkan Atasever

Dünya tarihinin hemen hiçbir safhası, dünya coğrafyasının hemen hiçbir önemli parçası yoktur ki orada Türkler olmamsın. Türkler olmadan hiçbir önemli Avrupa devletinin milli tarihi incelenemez. Yine aynı şekilde hiçbir Ortadoğu ülkesinin, hiç bir Rus-Slav ülkesinin milli tarihi ve kimliği Türkler hesaba katılmadan anlaşılamaz. Bu, Orta çağların derinliklerinden başlar ve yakın zamanlara kadar devam eder. Öyle ki Tükler olmadan Orta çağ olamaz, Rönesans olamaz, 1. Cihan Harbi anlaşılamaz.
En mühimi ise şudur: Bazılarının iddialarının aksine Türk tarihi ve Türk milliyetçi düşüncesi bir eğitim aracı değildir. Okullarımızda faşist bir eğitim verildiğini, tarih ders kitaplarımızın insanları körü körüne milliyetçi yaptığını iddia ediyorlar. Bu memleketin ortaokullarında, liselerinde okudum. Yıllardır bu sahada çalışan, araştırma yapan biri olarak ben böyle bir yapının etkin olduğuna rastlamadım. Tam aksine, Türk tarih eğitiminin sefaletini müşahahede ettim. Fakir bir edebiyata dayanan, tek kelimeyle sefil bir eğitim; söz konusu eğitimin ne demokrasi ne de totaliter bir ideoljinin altyapısını vermesi mümkündür.
İlber Ortaylı - Türklerin Tarihi kitabından



Çözülmek ve Üretmek

clock Temmuz 12, 2017 07:01 by author Volkan Atasever

Kimi insan karakterinin, yapısının ve kimliğinin çözümlenmesinden korkar. Hep bir sır perdesi ardında gizlenir. Kimi tavırları gizemli veya üstü kapalı geçiştirir soruları. Halbuki bir gerçek vardır. Eğer üreten ve gelişen bir insansanız ne kadar şeffaf olursanız olun tamamen çözülemez ve kalıplara sığmazsınız. Bunun için üretmeli, kendinizi geliştirmeleri ve yenilikleri kendinize çekmelisiniz. Eğer üretmiyor ve gelişmiyorsanız isterseniz ağzından bir kelime çıkmasın sonunda çözülürsünüz. Sadece susarak insanların sizde edineceği izlenim konuşacak bir şeyiniz olmadığıdır. Sadece konuşacak insanı seçenlere ve her kelimesini değerli görüp herkesle paylaşmayanları bu genellemeden uzak tutuyorum. İnsan düşüncelerle var olur. insan sosyal bir varlık olduğu için konuşması, yazması ve yeri geldiğinde üretmesi gerekir. Bu üretim kimi zaman bir düş kimi zaman somut bir nesne bir ev hanımı içinse güzel yeni bir yemek yapımı olabilir. Ama bir şekilde bu süreç devam etmelidir. Kültürler nasıl sürekliyse insanın gelişimi de o şekilde sürekli olmalıdır. Bu yazımı düşünselliğe ve çözülmek, üretmek adına ayırdığım için çok önem verdiğim bir sözü sizinle paylaşmak istemekteyim. 

 

Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür...

Düşüncelerinize dikkat edin; Duygularınıza dönüşür...

Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür...

Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür..

Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür..

Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür...

Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür...

Mohandas Karamçand Gandi



Duyuru! Podcast ve Webcast ile İlgili

clock Temmuz 12, 2017 06:16 by author Volkan Atasever

Merhabalar Arkadaşlar,

takip ettiğiniz gibi arada webcast veya podcastler yayınlayabiliyorum. Eğer Bilişim, Bilim, Teknoloji, Retro Bilgisayar, Yazılım, Şiir, Edebiyat, Tekno Siyasi vb. konularda kanıtlanabilir deneyiminiz olduğunu düşünüyorsanız podcast için bir kanal açıp bu yayınları yapmayı düşünüyorum. Çevremde yeterince arkadaş ve dost olmasına rağmen ulaşamadığım insanlar blogumdaki web sitesinden diyaloğa girebilir. podcast olması şart değil webcast'de düşünebilirim fakat podcast ile uzaklıkların önemi de kalmıyor bir kayıt cihazı ile online bu yayınları yapabiliriz. Aklıma gelen konuları yazdım önereceğiniz konular olursa da beklerim. Lütfen bu konu ile ilgili kendinizi tanıtan bir yazı ile birlikte bana mail atabilirsiniz.



Volkan Atasever Kimdir ?

E-Mail: volkan(et)volkanatasever.com

Genel Müdür/S4G 
Bilgisayar Mühendisi

mühendislik, edebiyat, retro computer, yazılım, şiir, nümismatik, bilişim, podcast ve bir çok kategoride yazılarım...

Yazılım Kitaplarım

   

Şiir Kitaplarım

Dergi Yazılarım

 

Sosyal Ağlarım

 

 

 

 

Retro Bilgisayar Dergimiz

Türkçe Retro Bilgisayar dergimiz haziran 2016'da ilk sayısını çıkardı. ilk sayı yeni bir internet sitesinden tekrar yayınlanacaktır. Retro camiası tüm dünyada oldukça eğlenceli bir camia. Sizde katkıda bulunmak isterseniz bana mail atmanız yeterli. Dergimiz PDF formatında ve tamamen ücretsizdir.

Yasal Bilgi

Sitedeki yazıları,kodlar ve diğer materyaller Volkan Atasever'e aittir. Yazarı ve siteyi kaynak göstererek yazıları paylaşabilirsiniz.  Copyright(c)2004-2017

Sign In

Yazılım