Volkan Atasever

mühendislik, edebiyat, retro computer, yazılım, şiir, nümismatik, bilişim, podcast ve daha bir çok yazılarım...

Betta Balıkları için Karbon Isıtıcı ve Termostat

clock Mart 29, 2019 03:33 by author Volkan Atasever

Betta balıkları için küçük akvaryumlar tercih edilir genelde. Eğer birden fazla betta balığıda bakıyorsanız dalgıç veya tekli ısıtıcılar sizin işinizi çözmeyecektir. Bunun yerine karbon ısıtıcı ve bu ısıtıcı ile birlikte bir termostat kullanılır. bu termostat belirlediğiniz sıcaklığı koruması için karbon ısıtıcıları röle vasıtasıyla açıp kapatır. Benim tavsiyem kablosu bağlanmış ısıtıcılar ve en ucuz dijital termostatı tercih etmenizdir. toplamda 2 uzun raflık sistemimde 6 tane 25x80cm uzunluğunda karbon ısıtıcı kullanmaktayım. tüm karbon ısıtıcılar ise tek bir dijital termostata bağlıdır. piyasada ucuz olan dijital termostatlar çok revaçta olup genelde aynı üründür. mart 2019 tarihi itibariyle 20-30tl arasında bu termostata ulaşabilirsiniz. dijital termostat diye arama yapmanız yeterli. fakat bu ürünün üstünde her ne kadar 10 amper güç kaldıracağı yazsada maksimum 2 amper yük vermeniz doğrudur. standart 25x80 bir ısıtıcı yaklaşık yaklaşık 0,2-0,3 amperdir. bunu değerlere göre watt hesabından amper hesabına çevirerek yuvarlayarak buldum. 8 adet ısıtıcı ile maksimum kullanabilirsiniz. ben 6 adet ısıtıcıyı yinede geçmeyi düşünmüyorum.

monte etmeniz oldukça kolay. hazır sistemler sadece 25x80cm lik bir ısıtıcı için en az 70-80 tl den başlamakta mart 2019 için. fakat her ısıtıcı için ayrı termostat zaten çok doğru bir yaklaşımda değil eğer uzun bir raf sistemi yapıyorsanız. size piyasada en ucuz ve revaçta olan dijital termostatın resmini ve bağlantı şemasını paylaşıyorum. resimlerdeki gibi büyük değil emin olun oldukça küçük ve suyun içine batıracağınız bir probee ile gelmekte. unutmadan ısıtıcı üstünde kullanacağım akvaryum veya betta kapları kesinlikle birbirine çok yakın hacimde olsun. eğer illaki farklı kullanacaksanız en küçük akvaryum olan aşırı ısınabilir. tabi probe eğer büyük akvaryumdaysa. bunun için hesaplamalarınızı iyice yapın.

 

 



Betta Akvaryumlarımda Son Durumlar

clock Mart 9, 2019 03:45 by author Volkan Atasever

Betta akvaryumlarımdaki gelişmelerle ilgili 9.Mart.2019 itibariyle son durumlar;

bir akvarist olarak yeni sipariş verdiğim akvaryum malzemeleri... 10 adet elodea densa kökü, 1 kap java moss, 15 adet altın elma salyangozu, 10 adet bio pipo filtre... (10 adet bio pipo filtre ve yeni bitki siparişlerimin sebebi toplamda 10 adet 5 litrelik akvaryuma geçmem) bir akvaryumda da eğlence için elma salyangozu üretmeye çalışacağım. 5 litrelik bir akvaryumda anubias petite ve elodea densalarla birlikte tabi catappaları saymıyorum bile 3 yerli kardeş dişi anlaşıyor fakat onları 10 litreye alacağım kısa zaman sonra. yeni raf çakma ve karbon ısıtıcı işlemlerinden hemen sonra. boşa çıkan 5 litreyede 3 adet elma salyangozu koyup üremesini izlemeye çalışacağım. betta alımım istisnai bir durum dışında artık bitti. şimdi stabilliği koruma ve en iyi şartlarda yaşatma arefesindeyim. hatta bir akvaryumumda sadece bir küçük pisitia var. şimdi onu bol ışıkla çoğaltmaya çalışıyorum. neredeyse iki küçük yaprak verdi 2-3 günde. tüm bunların amacı ise tamamen betta akvaryumlarımın en verimli şekilde ayakta kalması ve en iyi biyolojik dengeyi sağlaması için. yani aslında bu kadar uğraşın tek amacı betta balıkları :) 10 akvaryum ve 12 betta ile devam ediyorum :) yazar inşallah stabiliteyi tutturursam en azından bir çiftinden yavru alma deneyimi yaşayacağımı planlıyorum.



Catappa yerine Meşe Yaprağı

clock Mart 7, 2019 06:28 by author Volkan Atasever

Malesef Catappa yaprağı ülkemizde fazla fiyatlara satılmakta 5 adet sıradan bir catappa yaprağına kargo dahil ocak 2019 fiyatıyla 25TL gibi bir rakam ödediğimi biliyorum. ilginçtirki aliexpree ile 50 tanesini 17tl kargo dahil sipariş verdim. fakat burada iki sıkıntı var birincisi kargonun gelmesi 2 ay dahi sürebiliyor. diğer sıkıntı ise  benim gibi çok sayıda betta balığınız varsa elinizin altında devamlı catappa bulundurmanız çinden siparişlerin geç gelmesi sebebiyle zor oluyor. bunun için bir betta sever dostum meşe yaprağı kullandığını ve aynı zamanda siyah su dediğimiz özü verdiğini söyledi. aynı zamanda kurumuş meşe yapraklarını aynı şekilde catappa gibi suya bıraktığınıda izah etti. bunun üzerine meşe yaprağı aramalarına başlayacağım. yalnız özünü çıkarmak için bir tencereye sonuna kadar meşe yaprağı doldurup 2-3 saat kaynatmanız gerekmekte su buharlaştıkça üstüne su ekleyin bu sayede özü çıkacaktır. meşe yaprağını araştırırken akvaryum.com sitesinde Onur Şahin isimli bir hobi severin yazısına denk geldim ama malesef linkle kontrol edilmediğinden yazının tüm resimleri silinmiş. bu yazının kaybolmaması için ve resimleri bizzate ben gerekirse doğadan topladıkça çekmek için yazıyıda burada resimsiz olarak paylaşacağım. bu sayede meşenin faydaları ve catappa'nın alternatifi olması ile ilgili konuyu biraz daha derinlemesine anlamış olacağız. Onur Şahin'in yazısı aşağıdaki gibidir;

Meşe yaprağı da birçok kuru yaprak gibi tanen ve tanen türevleri verir suya.Tannik asit bileşiklerinin bir kısmı gallik asite dönüşür.Bunun da birçok faydası var.Anti fungal(anti mantar),antiviral,antibakteriyel(özellikle patojenlere karşı),doğal bağışıklık güçlendirici,karaciğer fonksiyonları düzenleyici,canlının sağlıklı gelişiminin maksimum düzeye çıkması gibi birçok faydasını sayabiliriz.
Meşe yaprağını Catappa yaprağına alternatif olması açısından burda fotoğraflayarak nasıl kullanılması gerektiğini anlatacağım.Meşe yaprağı kullandığınız gibi kayın,söğüt,dut,yenidünya vb gibi ağaçların da kendiliğinden dökülen yapraklarını kullanabilirsiniz.Burda önemli olan şey yaprağın kendiliğinden ağacın daloaında kurumuş ve yaprak dökme mevsiminde dökülmüş olmasıdır.Çünkü ancak yapraklar döküleceği zaman yapraklara tanen bileşikleri yüklenmeye başlanır.Yeşil olarak koparılıp daha sonra kurutulan yaprakların bizim için nerdeyse hiç faydası yoktur.
Dikkat edilmesi gereken bir diğer şey de suyu yumuşatması ve pHı düşürme özelliğidir.Bu demek değildir ki sert suyu ve yüksek pH ı seven balıklarda kullanamayız.Elbette kullanırız ancak onların suyunu sertleştirici katkılar katmamız gerekmekte,aksi takdirde pH düşmesini önleyemezsiniz.Bu şartlarda yaprağın yumuşatma özelliği kaybolur sadece gallik asitler işlev görür.Yani yukarıda anlatılan diğer anti fungal vb.gibi özellikler geçerli olur.
Şimdi önce nasıl bir meşe yaprağı kullanmamız gerektiğini fotoğrafla gösterelim.
Gördüğünüz gibi koyu bir kahverengi hakim.Açık kayverengi olan yapraklar ya az tanen içeriyordur ya da yeşil olarak koptuktan sonra toprağa düşüp sararmıştır.
Bu da yaprağın arka tarafı.
Yaprağı küçük bir işlemden geçiriyoruz.Kaynar olmayan ama sıcak suyla birkaç saniye boyunca yaprağın her yerini ovun.Tozu toprağı üstünden gitsin.Bu ufak işlemden sonra direk olarak yaprağı suya bırakıyorsunuz.
İlk başta yaprak suya batmayacaktır.Bu içindeki havadan dolayıdır ancak tahminen 12-24 saat aralığında kesin olarak suya batması gerekmektedir.Eğer yaprağı bu şekilde batıramazsanız(Batmadığına henüz rastlamadım)bir kavanoza koyabilirsiniz.
Gördüğünüz gibi yaprak burda da ilk başta havada.Ara ara gelip çalkalayarak yaprağın içindeki havanın çıkmasını sağladıktan sonra daha kolay suya batırabilirsiniz.Ancak dediğim gibi senelerdir süren uygulamamda batmadığını görmedim daha.O yüzden bu yöntemi kullanmaya gerek olmadığını düşünüyorum.
Gördüğünüz gibi birkaç saat sonra yaprağımız dibe batmış durumda.Fotoğraftan görülmese de suya hafif bir sarılık hakim.
Akşamdan koyduğum yapraklar da akvaryumlarında batmış durumdalar.İşte fotoğrafları.
Gördüğünüz gibi eksiksiz olarak tüm yapraklar suya batmış durumda.
Kullanım oranı verecek olursak benim şu ana kadar uygulayıp sorunla karşılaşmadığım ve çok işime yarayan oran 30 ltye bir ya da bir buçuk yaprak kullanmak.
Özellikle yumurta saçan ve yaşatılması zor olan balıklarda bu yapraklar gönül rahatlığıyla kullanılabilir.Size her açıdan fayda sağlayacaktır.



Betta - Yeni Elodea Densa ve Java Moss

clock Şubat 24, 2019 06:54 by author Volkan Atasever

beş betta akvaryumuma eklediğim elodea densa bitkileri ve java moss'larla beraber yeni catappa yapraklarıda ekledim. Çılgın betta balıklarımın son video'sunu izleyebilirsiniz.

 



YENİ AKVARYUM SENDROMU

clock Şubat 20, 2019 07:31 by author Volkan Atasever

Aşağıdaki Yazı Akvaryum Güncesi Bilgi Paylaşımı Platformunda Necayip Muhtaroğlu tarafından yayınlanmıştır.


Akvaryum hobisine yeni başlayan pek çok amatör aynı yoldan geçmiştir herhalde:
50-60 litrelik bir akvaryum alınır. Satıcının tavsiyesi doğrultusunda kurulur, bir-iki gün çalıştırılır. (Bu süre bazen 1-2
hafta da olabilir). Sonra içine balıklar eklenir. İlk birkaç hafta boyunca herşey gayet güzel gitmektedir. Derken bir
gün birden bire balıklar ölmeye başlar.
Görünüşte hiç bir neden yoktur. Birkaç gün öncesine kadar gayet sağlılıklı bir şekilde akvaryumun içinde oradan
oraya yüzen zavallı balıklar, yemeden içmeden kesilmiş bir şekilde yüzgeçleri büzüşmüş vaziyette ya dibe
çökmüştür, ya da yüzeyde, ağzlarını havaya açmış ölmeyi beklemektedir.
Ölen balıklar çıkartılır, yerlerine yenileri eklenir, ama bu yeni eklenen balıklar da süratle aynı semptomları gösterir
ve ölürler.
Pek çok yeni başlayan hobi erbabı, akvaryuma avuç dolusu ilaç eklemeye başlarlar. Hiç bir faydası olmaz. Sağa
sola sorarlar, birbirinden alakasız, beşibiryerde cevaplar alırlar:
-Parazit olabilir –tuz ekle, ısıyı arttır.
-Silkon zehirlenmesidir, akvaryumu değiştir.
-Bulaşıcı hastalık var, akvaryumu komple boşalt dezenfekte et, yeniden kur.
Ne yazık ki bu yöntemlerin hiç birisi bir işe yaramaz.
Genellikle, şişeler dolusu ilacın hiçbir faydası olmadığını gören acemi akvaristler, yapılabilecek en yanlış işi
yaparlar: Tüm akvaryum boşaltılır, kumu, taşları, dekorları kaynatılır, akvaryum tuzla ovulur, yeni baştan kurulur.
Yeni balıklar eklenir.
Birkaç hafta herşey yine yolunda görünür. Ama derken sil baştan, balıklar yeniden ölmeye başlar.
Bu tür senaryoların çoğu, acemi akvaristin “ben bu işi beceremiyorum” demesi ve akvaryumunu elden çıkartması,
ya da balkonda saksı haline getirmesi ile son bulur.
Halbuki yeni kurulan bir akvaryumda birkaç hafta veya ay içerisinde görülen balık ölümlerinin hiç birisi sebepsiz
değildir. Tam tersine çok güzel bir sebebi vardır: yeni akvaryum sendromu.
Tabiatta, milyonlarca yıldır süregelen bir takım doğal döngüler vardır: Su döngüsü, oksijen döngüsü, Azot döngüsü
gibi. Tüm bu döngüler, doğal hayatın (ve de insan hayatının) devamı için gereken dengeleri oluştururlar.
Akvaryum gibi yapay bir ortam, ilk oluşturulduğunda tüm bu döngülerin ve dengelerin dışındadır. İşin iyi tarafı,
birtakım dengeler, biz istesek de istemesek de kendiliğinden oluşacaktır. Ama işin bir de kötü tarafı var: bu
dengelerin oluşması zaman alır.
Akvaryum ilk kurulduğu anda, içinde sadece su (ve kum ve dekorasyon vs) bulunan bir fanustur ve bu fanusun
içerisine bir canlı eklendiğinde, doğal olarak oluşacak atıkları parçalayacak ve de zararsız hale getirecek en
önemli mekanizma olan azot döngüsü’nden yoksundur.
Peki nedir bu Azot Döngüsü?
Akvaryumda yaşayan her canlı (balıklar, salyangozlar, karidesler, bitkiler vs) atık üretir. Bu atıklar, ve de yenmeyen
yemler gibi diğer organik maddeler çözülürken amonyak (NH3) denen gaz orta çıkarlar.
Doğal döngü içerisinde, Amonyak (NH3) tabiatta varolan “nitrosomonas” türü bakteriler tarafından okside edilerek
Nitrit (NO2)’e dönüştürülür. Ortaya çıkan nitrit, bu sefer “nitrobakter” adı verilen bakteriler tarafından tekrar
parçalanarak nitrata (NO3) çevrilir. Ortaya çıkan nitrat ise bitkiler tarafından besin olarak kullanılır ve döngü
tamamlanır
Yeni kurulan bir akvaryumda, bu döngüyü gerçekleştirecek nitrosomonas ve nitrobakter türü bakterilerin yeterli
bir popülasyona ulaşması, kullanılan filtreye, akvaryumun büyüklüğüne, biyolojik yükün (canlı popülasyonunun)
duruma göre 2 ila 4 ay sürer. Bakteriler, akvaryumda kullanılan filtre medyasında, kumda, kayaların ve
dekorasyonların üzerinde ve diğer bilmum yüzeyde kolonileşirler.
Biofiltre veya biyolojik filtre olarak da bilinen bu yararlı bakteri populasyonu yeterli düzeye ulaşmadan önce ise,
maalesef ortaya çıkan amonyak ve nitrit gazları, balıklar için son derece ölümcül bir tehlike arz eder.
Özellikle yeni başlayan acemi akvaristler, bir heves çok sayıda balığı akvaryuma doldurdukları için, akvaryum suyu
süratle amonyak bakımından zengin bir hale gelir. Çoğunlukla tavsiye edilen haftalık %25-%30 su değişimi ise
maalesef amonyağı seyreltmek için yeterli değildir. Biyolojik filtrenin yetersizliğinden dolayı, hızla artan amonyak
miktarı, özellikle de yüksek PH sularda zehirden farksızdır.
Amonyak, balığın beynini, merkezi sinir sistemini ve tüm iç organlarını etkiler. Dokularda ciddi hasara neden olur.
Balıklar iştah kaybeder, su yüzeyinde toplanırlar, bazen de dibe çökerler. Doku hasarı yüzünden pul kayıpları,
galsamada kanama, gövdede kırmızı lekeler gibi belirtiler ortaya çıkar. Ne yazık ki bu belirtilerin bir kısmı, parazit
veya benzer enfeksiyonlarla karıştırıldığı için, akvaryuma dezenfektan konulur (çok çok büyük bir hata). Bu
dezenfektanlar, yeni yeni kolonileşmeye başlayan nitrosomonasları süratle öldüreceği için, döngüyü geriletip
fayda yerine zarar verirler.
Bu belirtiler, balıkların türlerine göre, aniden ortaya çıkabileceği gibi, yavaş yavaş da görülebilir.
Maalesef, pek çok acemi akvaristin yaptığı “suyu boşaltıp, kumu kaynatıp, kayaları dezenfekte etme” yolu,
anlaşılacağı üzere hiç bir işe yaramayacağı gibi, döngüyü sıfır noktasına geri çevirdiği için “en yapılmaması
gereken” işlemdir.
Biyolojik yükü az, filtre mekanizmaları doğru bir şekilde kurulmuş, düzenli su değişimi yapılan ve düşük PH (<7-7.5)
su kullanılan akvaryumlarda, dayanıklı balıklar bu ilk aşamayı atlatabilir. Ancak hemen ardından ikinci bir tehlike
ile karşı karşıya kalırlar: nitrit.
Akvaryum ortamında yeterli popülasyona ulaşan nitrosomonas bakterilerinin açığa çıkardığı Nitrit (NO2), amonyak
kadar olmasa bile, son derece tehlikeli bir kimyasaldır. Kanın oksijen taşıma kapasitesini kısıtladığı için, özellikle
uzun süre yüksek değerlerde kalması durumunda balıkların (suda yeteri miktarda oksijen olsa dahi) boğularak
ölmesine neden olur. İşin kötü tarafı, nitrobakter türü bakteriler, nitrosomonaslara oranla çok daha yavaş bir
popülasyon artışı gösterirler peki daha sonra ne olur?
Giderek yükselen nitrit oranlarına maruz kalan balıklar, aynı amonyak zehirlenmesinde olduğu gibi iştahlarını
kaybederler, su yüzeyine toplanırlar, hızlı hızlı nefes almaya çalışırlar. Sanki bir parazitten kurtulmak istiyormuş
gibi akvaryum içerisindeki dekorasyonlara, kumlara, taşlara sürtünerek "kaşınırlar".
Nitrit nedeni ile kanda biriken “methemoglobin” maddesi, kan rengini kahverengiye çevirir. Bu yüzden balıkların
galsamaları kararır, açık renkli balıklarda genel bir kararma, renkli balıklarda renk kaybı olur. (nitrit zehirlenmesi, kahverengi kan hastalığı olarak da bilinir)
Maalesef bu belirtiler de çeşitli enfeksiyon belirtileri ile karıştırılmaktadır. Eğer bu aşamada akvaryuma
dezenfektan konulursa, zar zor kolonileşen nitrosomonaslar yok olacağından, hızla amonyak seviyeleri de artmaya
başlayacaktır. Bu ikisinin bir araya gelmesi de haliyle en dayanıklı balıklar için bile ölümcüldür.
Yeni kurulan akvaryumlarda, biyolojik filtre (bakteri kolonileri) gelişip, azot döngüsü oturuna kadar görülen bu
ölümlere “Yeni Akvaryum Sendromu” denmektedir.



Volkan Atasever Kimdir ?

E-Mail: volkan(et)volkanatasever.com

Kurucu&Genel Müdür/Software4Galaxy Ltd.
Bilgisayar Mühendisi
Eğitmen ve Danışman, Teknoloji Yazarı, Şair, Araştırmacı, Girişimci, Akvarist, Nümismat, Bilim İnsanı

Genel Duyurular

-Yakın bir zamanda Amatör Telsiz ve Amatör Denizcilik adında yeni iki kategori ile bilgilerimi paylaşıyor olacağım.

-DVTFL 9. ve 10. Sınıf Bilgisayar Bilimi dersini alan öğrencilerim ders panosunu kontrol ederek dönem projelerini seçmek zorundadır. açıklamayı okuyup ardından mail atınız.

-RC Araçlar kategorisi ilgi alanımdadır artık bu konuda da araştırmalar yapıp zaman buldukça projelerimi paylaşacağım.

-Üç yeni kitap çalışmasına başladım 2019 senesi içinde 3 yeni kitabım geliyor olacak. bu kitap sayısı maksimum dört adete çıkabilir. yoğun bir tempo gerekiyor.

Yasal Bilgi

Sitedeki yazıları,kodlar ve diğer materyaller Volkan Atasever'e aittir. Yazarı ve siteyi kaynak göstererek yazıları paylaşabilirsiniz.  Copyright(c)2004-2019

Sign In