Volkan Atasever

mühendislik, edebiyat, retro computer, yazılım, şiir, nümismatik, bilişim, podcast ve daha bir çok yazılarım...

BANKNOTLARDA ÖZEL NUMARALAR KAVRAMI

clock Mart 7, 2019 06:16 by author Volkan Atasever

Yazı Mert Erdumlu tarafından yazılmış ve bazı nümismatik gruplarında paylaşılmıştır.

Şimdi bir banknotta özel numara nedir, ne değildir?

Özel numara, bir numaranın özel olması manasına gelmemektedir...

Özel numara, sadece o harf içinde 1 milyon adet basılan ve devlet tarafından ve de devlet garantisi altında, karşılığı olan bir paranın içindeki bir numaranın ilk bin olur, ilk yüz olur, tekrarlı (repeated) numara olur (111111, 123123) diğerlerinden farklı ve özel olması durumudur...

Özel numara derken A01 00125 nolu bir ilk bin banknottan yola çıkalım... Örneği çok net anlayacaksınız... Bu banknot devlet garantisinde ve devlet tarafından sadece A harfinde 1 Milyon adet üretilmiştir. Doğru mu? Doğru... (900 bin ya da 1 milyon rakamları yuvarlayarak örneği anlatıyorum)!!!

Bu 1 milyon adetten 125 numaralı başka bir banknot yoktur yer yüzünde... Ve devlet tarafından tedavül amacıyla basılmıştır ve devlet garantisi altındadır... Yani 3. ya da harici şahısların insiyatifi altında değildir tekrardan basılması... Kanunen koruma altındadır... A ve B şahısları arasındaki sözleşme birilerinin insiyatifine bağlı iken burada direkt devlet kanunu banknotu korumaktadır...

Diğer 1 milyon adet arasında 1 tane bulunabilirken, piyasada ederi 100-150 TL hatta en pahalısı 240-250 TL’dir, doğru mudur?

Bulunabilirliği azdır, nettir !!! Ve diğer 1 milyon adet arasında bu numara belki diğerlerinden 10 sene önce basılmıştır, aynı anda basılmış eşdeğer bir bulunabilirlik arz etmediği halde fiyatlar da bu aralıktadır. Doğru mudur?

A harfinin 899675 numaralı bir banknottan belki 10 sene, duruma göre belki 20 sene evvel basılmıştır bu 000125 nolu örneğimiz, ya da 000455 ya da 00789 her neyse... Hepsi için durum aynıdır. Doğru mudur?

Şimdi insiyatifi hiçbir devletin garantisi altında bulunmayan, tamamen şahıslara bağlı, özel bir üretimde özel numara diye bir kavram kirliliği bilgi yetersizliğinden ileri gelmektedir diyorum, doğru mudur?

İnsiyatif ile 5000, 10000 ya da üst limitsiz özel basımlarda, nümismatik açıdan özel numara diye bir kavramdan bahsetmek mümkün değildir, doğru mudur?

Doğru olduğunu yaşadıkça ve deneyimleriniz arttıkça görecek ve öğrendikçe de bu adam hep doğruları söylüyormuş diyeceksiniz, lakin benim böyle bir kaygım yok... Kavramları karıştırmayalım, kavramsal karmaşa yaratmayalım, konu bundan ibarettir sadece...

35 senelik nümismatik bilgi ve öğrenimlerim, deneyimlerim, görüşmelerim, toplantılarım, resmi ya da özel yazışmalarım nezdinde verdiğim bu bilginin aksinin iddia dahi edilmesinin ahmaklık olduğunu bildirir, herkese keyifli koleksiyonlar dilerim...



Osmanlı Para Koleksiyonu izlenimim

clock Haziran 10, 2017 07:13 by author Volkan Atasever

Açıkcası çok ilginç bir şekilde çevremde bazı iddialı önyargılarla karşılaştım. buradaki amacım bir siyasi tartışma değil. açıkcası son 6 padişaha ait paralara baktığımda çok göze batan 3 çıkarımımı söylemek istiyorum. ondan sonra bir iki tarihi hatıra ile de bu yazımı bitirmek istemekteyim. Çevremdeki iddialardan bir kısmı osmanlı'nın türk kimliğini ön plana çıkartmadığı ve türk olmadığı savı idi. ikincisi osmanlının son döneminde dahi çok güçlü olduğu siyasi bazı basiretsizlikten dolayı çöküşe gittiği. üçüncüsü ise biz eskiden daha lokalize yani türklüğümüzle ve değerlerimizle özdeşleşmiştik savları üzerinde duracağım.

ilk öncelikle türklük kelimesini koleksiyonumda apaçık görebilmekteyim. bazı 1 liralarda özellikle osmanlı bankası ve reşat dönemi paralarında osmanlıca dışında fransızcada yani latin alfabeside kullanılmış olup 1 Türk Lirası ifadesi açıkca gözükmektedir. Parasına dahi Türk Lirası ifadesi yazan bir imparatorluğun ve önceki devletimizin bu şekilde karalanmasını doğru bulmuyorum.

ikinci durum ise osmanlı son döneminde paraları incelediğinizde ekonomik yönden perişan ve develüasyon hiç görüşmemiş bir boyuttaydı. daha para basılır basılmaz değerini kaybederdi. harpler sebebiyle karşılıksız basılan paralar ekonomiyi daha büyük bir darboğaza soktuğuda anlaşılmaktadır.

üçüncü sav ise burada da durum ne yazık ki düşünüldüğü gibi değil. Osmanlı paralarının bir çoğunda özellikle 2. abdulhamit dönemi kaimelerde paraların üstünde latince ifadelerde Constantinopole basımı olduğu yazar. Anlayacağınız cumhuriyetimiz kurulana kadar istanbul constantinopole olarak anılmaya devam etmiştir. cumhuriyet ile birlikte istanbulumuz uluslararası camiada kendi adını kazanmıştır.

Buradaki cevaplarım hiç bir kaynak araştırılmadan sadece koleksiyonumdaki osmanlı paralarından çıkardığım yorumlarımdır. bir tarihçi değilim ama her geçen gün nümismatik üstüne daha fazla araştırma ve bilgi edinmekteyim.

Son olarak bir osmanlı hatırası paylaşarak yazımı bitirmek istiyorum. son 6 padişah döneminde o kadar yüksek küpürlü paralar basılmıştır ki bunları karşılayacak daha küçük boyutta paralar yani parayı bozdurmak mümkün değildi. bunun üzerine bir kısım kilise veya topluluklar kendi bozuk paralarını aralarında dolaşıma soksa da asıl çözüm dönem pullarına karton yapıştırarak kullanma yolu olmuştur. anlayacağınız bozuk paralar artık pul olmuştu. Günümüz da dahi kullandığımız "Para Pul Oldu" deyimi de buradan gelmektedir.



Batan Gemi İnönü 50 Kuruş

clock Haziran 9, 2017 22:40 by author Volkan Atasever

Uzun süredir Türiye Cumhuriyeti ilk 5 emisyon kağıt paralarının ve Osmanlı İmparatorluğu son 6 padişaha ait kağıt paraların koleksiyonunu da yapmaktayım. O kadar ilginç bilgiler edinmekteyim ki bazen bu koleksiyonumun benim tarih bilgime çok şey kattığını düşünüyorum. Koleksiyonumda bulunan ve bir çok koleksiyonerin koleksiyonun da bulun inönü 50 kuruşun hikayesi bu bilgilerimden biridir. Size 50 inönü kuruşunun hikayesini inönü vakfının resmi sitesinde anlatıldığı şekilde alıntı yapmak istemekteyim. Yeri geldikçe bu tarz paylaşımlarda bulunacağım. koleksiyonerlerin batan gemi olarak tanımladığı bu para asla tedavüle girmemiş ve koleksiyonerler tarafından hala toplanmaktadır.

30.12.1925 tarihli kanun ve buna dayanarak 16.03.1926 tarihli 3322 sayılı kararname Cumhuriyet rejiminin banknot özelliklerini saptamıştı. Bu kararname ile 1,5 ve 10 liralık banknotların ön yüzünde “Cumhuriyeti musavver bir timsal”, 50,100, 500 ve 1000 liralık banknotların ön yüzünde ise “Reisicumhur Hazretlerinin resmi” nin bulunması karar alınmıştı. İnönü Cumhurbaşkanı olduktan sonra, Atatürk’ün sağlığı döneminde çıkarılan bu kanuna uyularak yeni paralar bastırıldı.  

Türk Nümismatik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Güçlü Kayral'ın hazırladığı çalışmaya göre;

Cumhuriyetin ilk kağıt parası 5 Aralık 1927 tarihinde piyasaya sürüldü. Eski harfli birinci emisyon kağıt paraların, planlandığı gibi çıkarıldıktan 10 sene sonra 1937 yılında değiştirilmesi gerekiyordu.

 1937 ve 1938 yıllarında yeni emisyonun 5, 10 50 ve 100 liralıkları tedavüle verildikten sonra Atatürk'ün ölümü ve yerine İsmet İnönü'nün geçmesi üzerine 2. emisyona geçiş işi değişikliğe uğradı. 1939 senesinde tedavüle verilen 500 ve bin liralıkların planlanan miktarının bir kısmı aynı klişe ve renklerde olmasına rağmen Cumhurbaşkanı olarak İnönü'nün resimleri ile yeniden bastırılıp piyasaya verildi.

Savaş ve bozuk para ihtiyacı nedeniyle ufak kupür istendi

1939 senesi Eylül ayında Avrupa'da patlak veren savaşın genişlemesi ve daha ileri boyutlara varması ihtimalinin uzak olmadığını değerlendiren Merkez Bankası, hükümete başvurarak banknot mevcutları ve ihtiyatları üzerinde hazırlık yapılması ve bozuk para ihtiyacını gidermek için ufak kupür basılması için izin istedi. Gelen olumlu cevap üzerine tedavülde bulunan banknotları basmış olan Thomas De La Rue'dan telgrafla bir teklif istendi ve matbaaya sipariş verildi

Bu matbaanın tercih edilmesindeki sebep, para kalıplarının matbaanın elinde hazır olduğu düşüncesiydi. Ancak, Cumhurbaşkanı resim ve filigranının değişimi için mevcut kalıplar üzerinde değişiklik yapılması gerekmekteydi. Ufaklık ihtiyacını gidermek için yeni tasarlanan 50 kuruşun kalıplarının da sıfırdan hazırlanması gerekiyordu. Bu 50 kuruşların siparişi de yine İngiltere'deki Bradbury Wilkinson firmasına verilmişti. Bu gecikmelerden ötürü siparişlerin teslimi 1941 senesi başına uzatılıyordu.

Batan gemilerde zayi olanların yerine tekrar basıldı

Bu sırada, Fransa ve İtalya savaşa girmiş, Akdeniz deniz taşımacılığına uygun olmayan bir hale gelmişti. Paraların sevkiyatı için Kap ve Kızıldeniz yolu tek güvenli seçenek olarak görülüyordu. Paraların basılacağı matbaalar artık savaş bölgesi içindeydi. Kısa bir süre sonra, Londra'nın Almanlar tarafından bombalanması sonucunda Thomas de la Rue matbaası da isabet aldı ve düzeni bozuldu.

 Bu şartlar altında muhtelif kıymetteki banknotlardan öncelikle 100 milyon lira değerinde İnönü resimli 500 ve bin liralık kupürlerin hazırlanmasına karar verildi. Basımı tamamlanan paralar, 30 Temmuz 1940 tarihinde vapura yüklenerek Süveyş yolu ile 3,5 ayda İstanbul'a getirildi. Bunun ardından 5 milyonluk 1 liralık, 200 milyonluk 100 liralık ve 25 milyon kupür 50 kuruşluk kağıt para üretilerek Ekim 1940'da iki gemiyle yüklenerek yola çıkarıldı.

Yeni 1 liralık kupürleri taşıyan Fabian adlı gemi yola çıkar çıkmaz, İnönü resimli eski 100 liralık ve yeni 50 kuruşluk kupürleri taşıyan City of Roubaix gemisi ise 5 ay yollarda kaldıktan sonra Yunanistan'ın Pire limanında kazaya uğrayarak battı.

Bunun arkasından, Fabian gemisinde zayi olanların yerine tekrar basılan 7 milyon liralık 1 liralık, yeni 50 kuruşlukların bakiyesi 15 milyon kupür ve 194 milyon liralık İnönü resimli eski 50 liralık kupür İstanbul'a sevk edildi.

Ancak, bu partide gelen 50 liralık ve 50 kuruşluk kupürler hiç bir zaman tedavüle verilemedi. Çünkü, 50 liraların 126 bin kupürü, matbaanın bombalanması sonucu çıkan yangında zayi olmuş ve kalanlarının eksik şekilde kullanılması mümkün değildi.

50 kuruşlar, Pire'deki kaza sonrasında halkın eline geçince tedavüle verilemedi

50 kuruşlar da tedavüle verilemedi. Çünkü Pire'deki kaza sonrasında paralar yerli halkın eline geçti. Haber, Ankara'ya telgrafla ulaştığında Başbakanlık hemen konuyu ele alarak yaptığı acil bir açıklama ile bu banknotların tedavülünden vazgeçtiğini duyurdu. Konu, aynı zamanda Yunan makamlarına da bildirildi. Batıktan çıkarılıp Yunan makamların eline geçebilen paralar Türk hükümetine teslim edildi.

Paraların üzerine İnönü resimlerinin basılması zaman zaman  eleştirilere konu oldu. İsmet İnönü 11 Eylül 1957 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi oturumunda bu eleştirilere şu yanıtı verdi.

“Bir de pulda ve parada resim meselesi vardır. Her partici bunu benim Atatürk’le münasebetim için kullanmak ister. Bu bir nazariye (teori)  meselesidir. Nazariye şudur:

Bir devlette sikke ve pul Devlet Reisinin adına basılır. Böyle devletler vardır. Bu usulü takip etmeyen devletler de vardır. Biz bu usulü takip eden devletler arasında idik, İmparatorlukta para, pul Padişah namına basılırdı.

Cumhuriyeti kurduğumuz zaman halk tarafından Cumhurbaşkanı Padişahtan daha az kudretli bir adam zannedilirdi. Atatürk ile bu mevzuda hassastık. Milletin reyi ile başa geçmiş Cumhur Reisinin, eski hükümdarın Devlet başı olarak haiz olduğu bütün haklara malik olduğunu hukukta ve şekilde göstermek lazımdı. Atatürk bu fikirde idi. Onun içindir ki, kendisi hayatta olduğu halde paraya da pula da resmini bastık. Eğer sağ olan adamın paraya, pula resmini basmamak, adını yazmamak Cumhuriyette adet olsaydı Atatürk zamanında da ölülerden, pullarımıza, paralarımıza resmini basacak, ismini yazacak hesapsız ad bulunurdu. Bugün de kanaatimiz budur.”

* Sayın Güçlü Kayral’ın görüşleri 17 Ekim 2011 günlü Sabah gazetesinden alınmıştır.



Volkan Atasever Kimdir ?

E-Mail: volkan(et)volkanatasever.com

Kurucu&Genel Müdür/Software4Galaxy Ltd.
Bilgisayar Mühendisi
Eğitmen ve Danışman, Teknoloji Yazarı, Şair, Araştırmacı, Girişimci, Akvarist, Nümismat, Bilim İnsanı

Genel Duyurular

-Yakın bir zamanda Amatör Telsiz ve Amatör Denizcilik adında yeni iki kategori ile bilgilerimi paylaşıyor olacağım.

-DVTFL 9. ve 10. Sınıf Bilgisayar Bilimi dersini alan öğrencilerim ders panosunu kontrol ederek dönem projelerini seçmek zorundadır. açıklamayı okuyup ardından mail atınız.

-RC Araçlar kategorisi ilgi alanımdadır artık bu konuda da araştırmalar yapıp zaman buldukça projelerimi paylaşacağım.

-Üç yeni kitap çalışmasına başladım 2019 senesi içinde 3 yeni kitabım geliyor olacak. bu kitap sayısı maksimum dört adete çıkabilir. yoğun bir tempo gerekiyor.

Yasal Bilgi

Sitedeki yazıları,kodlar ve diğer materyaller Volkan Atasever'e aittir. Yazarı ve siteyi kaynak göstererek yazıları paylaşabilirsiniz.  Copyright(c)2004-2019

Sign In