HABER ŞİLE GAZETESİ KÖŞE YAZIM:

Seçimler bir bir geliyor ve gidiyor. Sonuçta seçilen en çok oyu alan oluyor. Çoğu süreçlerde siyaset mühendisliğinden bahsediliyor. Benim ve dünyanın en büyük iş alanlarından bilişim ve bilgisayar bilimlerinde ise sosyal mühendislikten bahsediliyor kimi zaman. Rahmetli Nüvit Osmay ise yıllar önce insana mühendislik bakış açısıyla baktıktan sonra İnsan Mühendisliği adında bir kitap yazıyor.

İnsan kelimesine mühendislik bakış açısıyla bakabilmek derin bir konu. Ve her olgunun başı da insan. Siyasette, Bilişimde, Teknolojide, iş hayatı da insana dair. İnsan kelimesini ortadan kaldırırsanız zaten geriye anlamlı bir olgu kalmıyor.

Rahmetli Nüvit Osmay, insan mühendisliği kitabında tolerans ile ilgili araştırmalara ve kendi görüşlerine de yer veriyor. Siyasette, sokakta, iş hayatında ve aile hayatında dahi toleransımız kalmamış durumda. Toleranssızlık ise bağnazlıktan doğmaktadır. Gandhi’nin meşhur bir lafı var; “Toleranssızlık kendimize ve davamıza güvenemediğimizin bir işaretidir.”

Şimdi de insan mühendisliği kitabından küçük bir alıntı yapalım ve vermek istediğim mesaja biraz olsun yaklaşalım…

Tolerans kayıtsızlık ve adam sendecilik değildir, uzun bir kişilik gelişimine ihtiyaç gösteren güzel bir huydur. Prof. Makintosh artık bağnazlıkları yenip tolerans sahibi olma zamanıdır. bağnazlıklar 4 çeşittir.

 

1-) Cehaletten doğan bağnazlık

2-) Menfaatten doğan bağnazlık

3-) Alışkanlıktan doğan bağnazlık

4-) Korkudan doğan bağnazlık

 

Bütün tarihimizi inceleyip, toplumumuzda tolerans, hoşgörü nedir bilmeyen amirleri insanları tetkik edin, göreceksiniz ki onlar ya cahildirler, ya başka fikir sahiplerine müsamaha ile muamele etmek menfaatlerine aykırıdır, yahut alıştıkları şeyden vazgeçmek onlara güç gelmektedir, yahut da şuur üstü veya altı bir korkunun tesiri altındadır. Hatta toleranssızlıklarının şiddeti de bu korkunun derecesine tabidir.

Toleransın gıdası ilahi şüphedir. Acaba karşımızdaki adamın da söylediklerinde haklı olduğu bir taraf yok mudur, şeklindeki ve Fikret'in de şüphe bir nura doğru koşmaktır diye ifade ettiği şüphe. Voltaire'nin meşhur " Söylediğiniz sözlerin hiçbirini kabul etmiyorum, fakat sizin bunları serbestçe söyleyebilmeniz için canımı veririm" sözü tolerans ve hürriyet için söylenmiş ölümsüz özdeyişlerden biridir.

İnsan Mühendisliği kitabından bir kısmı alıntıdır...

 

Eğer insanlığımız bağnazlıklardan kurtularak düzelecekse ve hürriyet seçimlerimize saygı göstermekse sosyal medya da ve kısmen de olsa dışarıda gördüğüm bu siyaset kavgası nedir.

AK partililer, CHP taraftarlarına sosyal medya da sataşırken aynı şekilde CHP’lilerin AK partililere sataştığını görebiliyorum. Sadece bu yüzden insanlar birbirlerini sosyal medyadan silecek kadar ileri gidebiliyor. İlericiliği ve araştırmalarda daha çok yüksek öğrenim görenlerden oy alan CHP’nin tutumu? Aynı zaman da herkese eşit mesafede yaklaştığını herkesi kucakladığını 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağını söylenen sayın erdoğan’ın taraftarlarının bu tutumu?

Her şey insanda bitiyor! Eğer bir kahvehane’de bir okul’da, sokakta verdiğiniz oy yüzünden tartışma çıkartılıyorsa orada bağnazlık kol geziyordur. Bu bağnazlığı oluşturan cehalet mi? Alışkanlık mı? Menfaat mi? Yoksa korku mu? Bunu bilemiyorum ama tolerans sahibi olmamızın vakti geldi de geçiyor. Siyası olarak asla taraf olmadım. Her zaman her kesimden arkadaşlarım dostlarım oldu. Olmaya da devam edecek. Ve eğer birisinin fikrini değiştirmek istiyorsanız ona hakaretler savurarak değil sevgi ve saygıyla yaklaşın. Bir insanı kazanmak yıllar alır ama bir insanı kaybetmek sadece bir saniye de mümkündür. Eğer bir parti örgütüne üye değilseniz bu sizin bireysel savaşınızdır. Şunu unutmayın benim en beğendiğim sözlerden biri de “Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır”! eğer ülkeyi bir makine olarak düşünürsek siz de bu ülkenin bir çarkısınız ve siz doğru ve dürüst olmazsanız bu makine bir gün duracak ve bozulacaktır. O zaman suçu başkasında aramayın önce kendinize bakın. Çevrenizdeki çarkları doğru çalışmaya zorlayın bu sizin bu ülke için yapabileceğiniz en doğru adımdır.

Karıncaya nereye gidiyorsun diye sormuşlar. O da hacca gidiyorum demiş. Karıncaya bu soruyu soranlar gülmüşler ve sen bu adımlarla asla hacca ulaşamazsın demişler. Karınca gülümsemiş ve hiç olmazsa o yolda ölürüm demiş. Sizin de uğruna ölecek değil, uğruna yaşayacak idealleriniz olsun. Çocuklarınız en iyi şekilde yetişsin. Bir çöpçü sokağı en güzel şekilde temizlesin ve görenler burada dünyanın en iyi çöpçüsü var desin.

İnsan olmadan zaten dünya olmaz, insan olmadan devlette olmaz!