Fetullah, Adnan Oktar, Tarikatların içinde mehdi bekleyenler, mehdi olduğunu düşünen niceleri ve akıl hastaneleri…

Ruhsal hastalıklardan Şizofreni atakları ve Bipolar Mani atakları aslında ülkemizin insanı içinde bulunan bir kompleksi ortaya çıkarmaktadır. Dünya devletinden ortadoğu’da küçük bir devlet kaldığını düşünenler Mehdilik megolamanyası içine girerken Atatürk’ün açtığı devrimi kaçırdığımızı ve Kemalizmden uzaklaştığımızı düşünen hastalarsa Atatürkçü ve İsmetçi söylemleri ile çılgınlıklarını yaşamaktalar.

Mehdiliğin çok rağbet görmesi ise nüfusun çok büyük çoğunluğu ne kadar modernize de yaşasa işitsel veya görsel halüsinasyonlar ve hayallerin dini bir imgelem olduğunu düşünerek yorumlamasından kaynaklanmaktadır.

Bu yüzden hastaların çoğu inançları gereği ülkeyi ve bütün dünyayı kurtaracak bir mehdi olarak kendini görme eğilimine girebilirler.

Bu ruhsal hastalıkların az zeka ile veya eğitimle bir ilişkisi yoktur. Ayrıca sosyokültürel olarak bir ayrım da yapmaz. Bu yüzden çok zeki ve donanımlı biri karşısındakini kendi düşüncelerine göre etkileyebilir ve bu hayallerini ona ortak edebilir. Hele İslam dini gibi söylemlerle sıradan bir insanın bile bir çok takipçi elde ettiğini düşünürsek lider özellikli bir mehdilik iddiası olan kişi çok daha fazla bir topluluğu kendine takipçi yapabilir.

Organizasyon büyüdükten sonra ise para toplamak ve örgütü daha da güçlendirmek çok kolay olacaktır. İhtiyacınız olan size ölümüne bağlı kişiler ve para cebinizdedir çünkü.

Bu arada tarikatlar içinde de mehdicikler beklenir. Kimine küçük yaşta bu mehdi olabilir denir çünkü 2000li yıllarda hem islam alemine hem de tüm dünya ya mehdi gelecektir. Fetullah ve Adnan Oktar’ın hem İslam’a hem Museviliğe hem de Hristiyanlığa sempatik gözükme isteği bundan kaynaklanır. Çünkü gelecek mehdi sadece İslam alemine değil bu üç semavi dinlere de gelmesi beklenir ve islami kaynaklarda bundan bahseder. Ve bu kişiler de İsrail’le, ABD ile ve diğer gayri müslim ülkelerin ruhani liderleriyle iyi ilişkiler kurmaya çalışır ve bunun içinde dinler arası diyalog adı altında söylemler ortaya çıkar.

Aslında dinler arası diyalog temel felsefesi ile çok iyi bir söylemdir. Fakat bu kişilerin dengesi her an düz bir çizgide gitmediği için ipleri kolayca başkasının eline geçebilir. Veya güç edinmek için başka güçlerin istediği işleri çok kolay şekilde yapabilirler.

Velevki şu anda ülkemizde kendini mehdi sanan sadece bu iki şahıs yoktur. Ama en meşhurları bunlardır. Bu iki kişinin özellikle yaratılmasında ki hikmet ise maalesef islami kesimin yıllar önce çok baskı gördüğü iddialarıdır. O yıllarda çıkan kitaplar ve söylemlerle beraber a’dan z’ye bütün islami kesim yani muhafazakar kanat bu kişileri desteklemiştir. Çoğu adnan oktar a9 kanalını kurup kediciklerle dans etmese onun halis bir Müslüman ve hoca olduğu iddiasını devam ettireceklerine eminim. Peki Müslümanlık veya iyi hocalık sadece görünümle mi olmakta? Gavs-ı Azamlar şu anda ülkede ve orta doğu da fazlasıyla varlar. Gavs-ı Azam’ın kelime manası Peygamberimizin (SAV) yer yüzündeki temsilcisi demektir.

Kimi de ruhsal bir hastalık olmasa da çevresindekilerin biraz gayretiyle kendini GAVS konumuna sokabilmekteler.

“Tarikatlar ve Şeyhler niçin varlar ve var olmalılar mı?“ gibi soruların cevaplarına girmeyeceğim.  Tarikatların temelinde şeyhler evliya değildirler size yol gösterirler. Ama iyi bir Müslüman olmanız için bir şeyh’e ihtiyacınız yoktur. İşte akıl tutulması da burada başlamaktadır.

Kendini mehdi sayanları tutukluyorsunuz peki ya kendini Gavs sayanları, evliya sayanları da tutuklayacak mısınız?

Söylediğim gibi tek kompleksimiz bu değil isim vermek istemiyorum ama Mevlevilik görünümünde kendini Peygamber ilan eden ve uzaylılarla temasının olduğunu iddia eden cemaat ve örgütlerde var. Bu topluluklarda da diğer kompleksimiz Atatürk devreye giriyor. Atatürk’ün peygamber ve kendisinin de Mevlana’nın reankarnesi olduğunu iddia eden bir kadın 80’lerden beri organizasyonunu büyütüyor. Çünkü o uzaylılarla konuşuyor ve 900 sayfalık kitap yazdırdıklarını iddia ediyor. Ayrıca tüm kutsal kitapları kapsadığını iddia eden bu kişi artık bu kitabın yeni kutsal kitap olarak diğer kutsal kitapların yerini aldığını iddia ediyor. Dünya kardeşlik birliği adında etkinlikler düzenleyip konferanslar veriyorlar. Ve çok ünlü yurt içi ve yurtdışı profesörlerden bu konferanslara katılanlarda var.

Anlayacağınız dünya var oldukça ve döndükçe bu tarz organizasyonlar çıkacak. Ama ülkemizdeki iki kutuplu şekilde bu organizasyonlar yani tarikat temeli ortaya çıkmakta. Mehdilik, Peygamberlik ve Gavs’lık iddiası olanlara lütfen öncelikle siz iyice bakın. Unutmayın, iyi bir inanan olmanız için size siz yetersiniz. Eğer yalnızsanız ve dost arıyorsanız size Allah yeter. En hakiki dosttur o.